Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Tuesday, 12. December 2017
Aktuell

04.07.2013 2367
Bertelsmann Vakfı: Türkler Dindarlıkta Dünya Birincisi

Almanya’nın en büyük ve saygın vakıflarından olan Bertelsmann Vakfı’nın çeşitli ülkelerde dindarlık üzerine yaptığı araştırmaya göre, kendini ‘çok ya da oldukça dindar’ olarak tanımlayanların başında Türkiye geliyor.

‘Din monitörü 2013’ isimli araştırma beş yılda bir, 13 ülkede 14 bin kişinin fikri sorularak yapılıyor. Vakıf yetkilileri, deneklere ‘hangi ölçüde dindarsınız?’ şeklinde yönetilen soruya Türkler’in yüzde 82′sinin ‘çok ya da oldukça dindar’ şeklinde yanıt verdiğini açıkladı.

En dindar ikinci toplum yüzde 74 oranla Brezilya, üçüncü sırada ise yüzde 70’le Hindistan bulunuyor. Amerikalıların yüzde 67′si ve Almanların yüzde 57′si kendini dindar olarak tanımlıyor.

En az dindar olan ülkeler ise yüzde 31’le İsrail ve yüzde 28’le İsveç. ‘Din temsilcileri siyaseti belirlemeli mi?’ sorusuna en çok evet denilen ülke ise yüzde 28 ile ABD. Almanya’da ve Türkiye’de oran yüzde 21. ‘Ülke yönetimindeki siyasetçiler tanrıya inanmalı mı?’ şeklindeki soruya Amerikalı ve Türklerin yüzde 25’i evet diyor.

Bertelsmann yetkilileri araştırmanın yapıldığı tüm ülkelerde hükümet sistemi olarak demokrasinin tartışmasız olarak kabul edildiğini vurgularken, demokrasiyi en iyi sistem şeklinde tanımlayan toplumların başında yüzde 95’le İsveç’in geldiğini, Türkiye’de bu oranın yüzde 82 olduğunu açıkladılar.

Bu arada araştırmanın bir konusu da ‘İslamafobi’ yani İslam düşmanlığı. İslamiyeti ‘tehdit’ olarak algılayanların başında İsrail geliyor. İsrail’de oran yüzde 76′ya ulaşırken, İspanya’da yüzde 60, İsviçre’de yüzde 50, ABD’de yüzde 42 bu görüşte.

3,5 milyon müslümanın yaşadığı Almanya’da ise halkın yarısı İslam’ı tehdit olarak görüyor. Hıristiyanlığı ‘tehdit’ olarak görenler de ise Türkiye yüzde 32 ile ilk sırada, İsrail’de ise toplumun yüzde 27′si hıristiyanlığı ‘tehdit’ olarak görüyor.

‘Kendi dininizi diğer dinlerden daha üstün mü görüyorsunuz?’ şeklindeki bir diğer soruda da Türkiye yine listenin başında yer alıyor. Buna göre Türklerin yüzde 59’u İslam’ın diğer dinlerden daha üstün olduğunu düşünüyor. Sıralamada sonda yer alan İsviçre’de bu oran yüzde 12.

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri toplumların göçmenlere bakışı ile bağlantılı. Araştırma kapsamındaki diğer ülkelere kıyasla ortalamada daha az yabancının yaşadığı Türkiye’de kendilerini dindar olarak tanımlayanların yüzde 72’si ülkedeki göçmen oranının kendilerini rahatsız edecek boyuta olduğunu söylüyor.

İkinci sırada yüzde 60’la İspanya, üçüncü sırada da yüzde 58’le İsviçre var. Uyum ve göçmenlerle ilgili konuların gündemden düşmediği Almanya’da ise dindarların yüzde 46’sı ülkedeki göçmen oranından şikayetçi.

Voa

Kaynak: www.abhaber.com ... »

04.07.2013 2366
Almanya Maliye Bakanı Schauble: Türkiye Avrupa'ya ait değil

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, Türkiye’nin Avrupa’ya ait olmadığını, bu nedenle de birliğe alınmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı tutumunu son günlerde sık sık dile getiren Alman hükümetinden yeni bir çıkış geldi.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble "Türkiye, Avrupa'ya ait değil" dedi.

Düseldorf kentinde düzenlenen Hristiyan Demokrat Parti mitinginde konuşan Alman Maliye Bakanı, "Avrupa'ya ait olmayan Türkiye birliğe alınmamalı" ifadesini kullandı.

Schaeuble ve Almanya Başbakanı Merkel'in de üyesi olduğu Hristiyan Demokrat Parti geçtiğimiz günlerde açıkladığı seçim programında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olduklarını açıklamıştı.

Kaynak: www.abhaber.com ... »

04.07.2013 2365
“Abdullah Gül, ABD ile bağıtladığı '2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma'yı açıklamalıdır!”

İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, bugün Ankara’da bir basın toplantısı yaparak, Abdullah Gül’ü ABD ile bağıtladığı gizli anlaşmayı açıklamaya davet etti. Özbey, özetle şunları belirtti:

ABD İLE 2 SAYFA 9 MADDELİK GİZLİ ANLAŞMA

Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, 2 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Ankara’da “2 sayfa 9 maddelik gizli bir plan yaptığını” itiraf etmiştir. Bu gizli anlaşmanın yapılmasından bir buçuk ay sonra Vatan gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu’na yaptığı açıklamada şunları söylemiştir:

“Şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki.. Powell Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.” (Vatan, 24 Mayıs 2003).

“ORTADOĞU’DAKİ BÜTÜN REJİMLER DEĞİŞECEK”

Abdullah Gül aynı görüşmede ABD’nin komşumuz Irak’ı işgalini destekledini açıklamaktadır. Aralarında ülkemizin de bulunduğu “Ortadoğu’daki bütün rejimlerin değişeceğini” söylemektedir.
Gül’ün gizli anlaşma itirafı, 24 Mayıs 2003 günü Vatan gazetesinin birinci sayfa manşetinden yayınlanmıştır.

Anlaşma yazılıdır; 2 sayfa 9 maddedir.

Ve anlaşma gizlidir.

Gazetenin Abdullah Gül’ün ağzından verdiği birinci sayfa başlığı ise yapılan gizli anlaşmayı özetlemektedir:

“Ortadoğu’daki tüm rejimler değişecek.”

Böylece Abdullah Gül, ABD’nin Haçlı Seferi diye tanımladığı Büyük Ortadoğu Projesi’nde görev aldığını açıkça itiraf etmektedir.

Abdullah Gül, bu itirafını başka açıklamalarında da tekrarlamıştır. Örneğin Radikal gazetesinin 14 Mart 2006 günlü birinci sayfa başlığı şöyledir:

“Gül: BOP içinde ABD ile birlikte hareket ediyoruz”

Gül, alt başlıkta, BOP’un amacını “İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek” olduğunu belirtmektedir.

17 Temmuz 2003’te Filistin Dışişleri Bakanı Nebil Şaat ile görüşen Abdullah Gül, Amerika ziyaretini açıklamaya çalışırken, 2 Nisan 2003’te Powell ile yaptığı anlaşmaya ilişkin önemli bir ayrıntıyı da itiraf etmiştir. Açıklama şöyledir:

“Tezkerenin reddinden sonra Powell’in Türkiye’ye yaptığı ziyarette bölgede yapılması gerekenleri beraber kararlaştırdık”.

13 Mart 2006 günü AKP’nin Kızılcahamam toplantısında milletvekillerine verilen brifingde konuşan Abdullah Gül;

“Biz İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak BOP kapsamında ABD ile birlikte hareket edeceğiz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek” demiştir. ABD tarafından NATO toplantılarında duvarlara yansıtılan ve Türkiye’yi bölünmüş olarak gösteren bu BOP haritasının oluşturulmasında ABD ile birlikte hareket ettiklerini şöyle açıklamıştır:

“ABD ile ilişkilerimiz önemlidir. Dünyanın süper gücünün gündem maddeleri bizim de gündem maddelerimizdir. Aramızdaki işbirliğinin stratejik boyutta olmasının anlamı, bu meselelerde ulaşılması gereken hedeflere ilişkin görüşlerimizin örtüşmesidir” (19 Ocak 2007).

GİZLİ ANLAŞMANIN İÇERİĞİ VE UYGULANMASI

Abdullah Gül’ün ABD ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmanın içeriği, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından 13 Temmuz 2003 günü kamuoyuna açıklanmış ve 16 Temmuz 2003 tarihinde bütün milletvekillerine ayrı ayrı gönderilen mektupla bildirilmişti. Aradan geçen süreçte, o tarihte açıklanan bu gizli anlaşmanın maddelerinin uygulanmış ya da uygulanmakta olduğunu görüyoruz:

1. Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek ve PKK’ya askeri harekât için ABD’den izin alınacak i

Türk askeri Kuzey Irak’tan çekildi. Sınır ötesi harekâtlara son verildi. ABD izin vermediği için operasyon yapılamadı.

2. Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi ii
Türk askerinin başına çuval geçirildi.

3. ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım iii

Abdullah Gül İran’a karşı “ABD ile birlikte hareket ettiklerini” ve “olumsuz bir tablo çıkarsa İran’a kapıların kapatılacağını” birçok kez belirtti (Radikal, 14 mart 2006).

Ülkemize füze kalkanı ve patriotlar yerleştirildi. ABD ve Erdoğan-Gül yönetimi, işbirliği halinde, bu desteği sağlamak için Türk Ordusuna Şemdinli olayından bu yana operasyonlar yürütüyor.

4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim iv

Profesyonel ordu vb ile indirim için çalışmalar başladı. Türk Ordusunu imha amacıyla, Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat vb adlarla tertipler düzenlenip komutanlar tutsak alındı.

5. Irak’ın Kuzeyinde kurulan Kukla Devlet, Türkiye tarafından resmen tanınacak v

Fiilen tanındı. Resmen tanınma aşamasına gelindi.

6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK’nın yasallaştırılması vi

PKK, Meclise sokuldu, muhatap alınıp meşrulaştırıldı, yasallaştırılması süreci hızlandırıldı.
Açılıma uygunluk adıyla KCK tahliyeleri devam etmektedir. AKP-PKK koalisyonu kuruldu. Apo’ya ve PKK’ya af gündemde.

“Barış”, “Çözüm” yalanlarıyla yürütülen açılım sürecinde ülke bölünme aşamasına getirildi.

7. Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçiş vii

Kamu Reformu ve Yerel Yönetim Yasaları ile belediyeler özerkleştiriliyor. Federasyon hazırlanıyor. Güneydoğu Belediyeler Birliği, AB Fonlarından ve AB ülkelerinden doğrudan para alıyor, doğrudan ilişki kuruyor. Bunun yasal dayanağı olarak “İkiz Sözleşmeler” Meclisten geçirildi. Bütünşehir Yasası vb yasal düzenlemelerle Güneydoğu Belediyeleri fiilen özerkleştirildi. Federasyon planı uygulanıyor. Bölünmenin Anayasası yapılmak isteniyor.

8. Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak ve Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tavır alınacak viii

Denktaş KKTC Cumhurbaşkanlığı’ndan uzaklaştırıldı. Annan Planına teslim olundu. Ege’de esnemeler başladı. Onay verilen AB Müzakere Çerçeve Belgesi ile Türkiye’nin bazı sınırlarının “İhtilaflı” olduğu kabul edilerek, bu “Sınır İhtilafları”nın ve “İhtilaflar” kapsamında Ege sorununun Lahey Adalet Divanı’na götürülmesinin önü açıldı.

9. Ermenistan’a yönelik kısıtlamaların kaldırılması ix

Hazırlıklar gündemde. Ermenistan hava koridoru açılarak 70 bin Ermenistan vatandaşının Türkiye’de kaçak çalışmasına olanak yaratıldı.

ABD İLE HİZMET SÖZLEŞMESİ VE KAPSAMI

Türkiye 10 yıldır bu anlaşmanın uygulanmasıyla bölünmektedir.

Gizli anlaşmanın kanıtı, bizzat Abdullah Gül’ün itirafıdır. İtiraf çok açık ve somuttur; belgelenmiştir ve yalanlanmamıştır.

Dışişleri bakanları anlaşma yapamayacağına göre, bu anlaşma, hukuken bir hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Bu gizli sözleşmeye göre, “Ortadoğu’daki tüm rejimlerin değişeceğini” yine Abdullah Gül, ABD’nin sözcüsüymüş gibi ilan etmiştir (Vatan, manşet, 24 Mayıs 2003 ve Radikal, 14 Mart 2006). ABD’nin Haçlı Savaşı’nı haklı gösterme çabası içindedir. Müslüman milletlerin yaşadığı ülkelere karşı ABD saldırganlığının hizmetinde olduğunu itiraf etmiştir. ABD’nin BOP planı kapsamında rejim ve haritası değiştirilecek ülkelerden biri de Türkiye’dir. Ve Abdullah Gül, bu plana gizli sözleşmeyle bağlanmıştır..

Gül ile ABD arasında 2 Nisan 2003’te bağıtlanan 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma, Damat Ferit ile İngiltere arasında 12 Eylül 1919’da bağıtlanan 2 sayfa 7 maddelik gizli anlaşmaya tekabül etmektedir.x

Bir yabancı devletle gizli sözleşme yapan kimse, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olamaz. Dahası bu eylemi de “vatana ihanet” suçu kasamındadır.

ANLAŞMA DEĞİL HİZMET SÖZLEŞMESİ

Abdullah Gül, 2 Nisan 2003 günü Powell ile yaptığı “2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma”nın içeriğini açıklamak zorundadır. Hukuki açıdan yaptığı iş, devletler arasında anlaşma değil, Abdullah Gül’ü bağlayan bir “hizmet sözleşmesi”dir.

İKTİDAR KOLTUKLARINI İŞGAL EDENLERİN ABD İLE SÖZLEŞMELERİ BÜYÜK TEHDİT

Tayyip Erdoğan’ın da bizim saptadığımız 36 ayrı açıklamasında, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde görev yaptığı da dikkate alınırsa, iktidar sahipleri, ABD’nin sözleşmeli personeli durumunda olduklarını itiraf etmektedirler. ABD ile Türkiye Cumhuriyeti kanunları çiğnenerek yapılan BOP kapsamındaki görev tanımları, Türkiye’nin açısından büyük bir tehdittir.
Türkiye, Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak zorundadır.

AÇIKLA!

Abdullah Gül ile ABD arasında sözleşmeye bağlanan “gizli plan”, 10 yıldır uygulanmaktadır.
Bu gizli anlaşma, yasal olarak Hükümete sunulmamıştır; TBMM tarafından onaylanmamıştır ve Cumhurbaşkanınca imzalanmamıştır. Abdullah Gül’ü Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atan bu “2 Sayfa 9 maddelik gizli planı” Türk milletine açıklamaya çağırıyoruz.

Abdullah Gül;

Anlaşmanın içeriğini ve yasal dayanağını açıklamalıdır.

Dışişleri Bakanlığı;

a) Abdullah Gül’ün sözünü ettiği 2 sayfa 9 maddelik bu anlaşmanın içeriğini,
b) 2 Nisan 2003 tarihinde yapılan Abdullah Gül-Powell görüşmesinin tutanağının bulunup bulunmadığını, varsa görüşme tutanağı içeriğini açıklamalıdır.
TBMM Başkanlığı;
a) İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Gül-Powell anlaşması hakkında TBMM Başkanı ve milletvekillerine yazdığı 16.07.2003 tarihli mektuba,
b) İşçi Partisi Genel Sekreteri Mehmet Bedri Gültekin’in, aynı konuda TBMM Başkanı ve milletvekillerine yazdığı 09.02.2005 tarihli mektuba yanıt vermelidir.
Başbakanlık;
O tarihte Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül’ün sözünü ettiği anlaşmasından bilgileri bulunup bulunmadığını açıklamalıdır.
Genelkurmay Başkanlığı;
Abdullah Gül ile Powell arasında kabul edilen 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmanın, bilgileri dâhilinde olup olmadığını açıklamalıdır.

Dipnotlar:

1. Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek ve PKK’ya askeri harekât için ABD’den izin alınacak. Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel kuvvetler, Türkiye sınırları içine çekilecek. Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtta bulunmayacak. PKK/KADEK’in Türkiye egemenlik alanı dışında takip ve bastırılması harekâtlarına son verilecek. Ayrıca PKK/KADEK’e karşı Türkiye Devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askeri harekâtlar için ABD askeri makamlarına bilgi verilecek.

2. Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi: Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEK’e karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti, Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî yaptırımları saklı tutacak.

3. ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım: Türkiye, ABD’nin İran’a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askerî harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askerî birlik verecek. Türk birliklerinin üst komuta yetkisi, ABD komutanlığında olacak.

4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD’nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete indirilecek. Özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlanacak. Bütün silah ve cephane bundan sonra ağırlıklı olarak kısa menzilli taktik savunma kavramına (belgede “konsept” deniyor) göre ayarlanacak. Türkiye’de bulunan ABD ve NATO irtibat subaylarının görev alanları ve yetkileri genişletilecek.

5. Irak’ın Kuzeyinde kurulan Kukla Devlet, Türkiye tarafından resmen tanınacak: Irak’ın kuzeyinde kurulmuş olan ve sözümona “Kürdistan” adı verilen kukla devlet, resmen ilan edildikten sonra, Türkiye tarafından da resmen tanınacak. Türk devletinin kukla devletin kuruluşunu “savaş nedeni” sayan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi ve bu yöndeki politika ve kararları kaldırılacak. (Kuzey Irak -“Kürdistan” sınırları içinde kalacak olan ve özellikle Kerkük, Musul ve Süleymaniye’deki Türkmenler, ABD tarafından güvenli bir şekilde başta Bağdat ve diğer Güney Irak şehirlerine nakledilecek. ABD yetkilileri göç edecek olan tüm Türkmenlere iş olanakları sağlayacak).

6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK’nın yasallaştırılması: Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak. Etnik grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak. Af yasasıyla bağlantılı olarak PKK/KADEK’e yasal siyaset düzleminde yer alma olanağı sağlanacak, hapiste veya dağda bulunan yöneticilerin siyasal mücadeleye katılmaları için gerekli hukukî ve siyasal önlemler alınacak ve uygulanacak.

7. Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçiş: Kamu Reformu Yasası ve yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılarak, Türkiye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek. Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet yapısını terk ederek, federasyona geçecek.

8. Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak ve Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tavır alınacak : KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Arafat modeli” denen uygulamayla devre dışı bırakılarak, Kıbrıs’ta Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek. Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak, sık sık ortaya çıkan “it dalaşı” sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek.

9. Ermenistan’a yönelik kısıtlamaların kaldırılması Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek. Sınır ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak. Ermenilerin Türkiye’ye gezilerindeki bazı kısıtlamalar kaldırılacak.

10. Damat Ferit ile İngiltere Arasında 12 Eylül 1919’da bağıtlanan 2 sayfa 7 maddelik Gizli Anlaşma

ulusalkanal.com.tr

Kaynak: www.ulusalkanal.com.tr ... »

04.07.2013 2364
90 yıl sonra yeniden yayınladılar

Avusturya gazetesi Die Presse, Mustafa Kemal Atatürk ile 23 Eylül 1923'te yaptığı röportajı 90 yıl sonra tekrar yayımladı. Die Presse'nin o dönemki Türkiye muhabiri Hans Josef Lazar tarafından yapılan röportaj, gazetenin 165'inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle internet sitesinde yayımlandı. İşte Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından yaklaşık bir ay önce yapılan o röportaj:

1923: “Yüzyıllardır düşmanlarımız biz Türklere karşı kin duyguları besliyorlar” Ankara'ya gönderdiğimiz özel muhabirimiz Josef Hans Lazar'ın (die Presse) röportajı. Atatürk ile röportaj. Çağdaş Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve o dönemde zor olan Avrupa ilişkileri üzerine. 23 Eylül 1923. Yeni Türkiye'nin kurucusunu görmek pek de kolay değil, onunla konuşmak daha da zor. Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra Ankara'ya gidip, Hiçbir şey yapmadan geri dönmemek için şans ve tesadüflere bağlıdır. Yazar, Türk basın bürosunun çabaları sayesinde yeni Türkiye'nin iktidar sahibinin makamında kabul edilmeyi başardı. Röportaj TBMM'nin Başkanlık odasında gerçekleşti.

Güçü ve içine dönüklüğüne rağmen Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın kişiliği sade, özgür ve kibirsiz. Çok az zamanı olmasına rağmen, heyecan ve feyiz veren açıklamalarına 45 dakika ayırdı.

Kelime iyi seçilmiş, sakin ve iyice düşünülmüş bir fikir zincirinin sonucu. Yüzünde zayıf,lık, bezginlik, hedefsizlik ve bir şeyleri saklı tuttuğu izi yok. Yüzünde zayıflıkların ve sıradanlığın hakim olduğumu dönemimizde, çok iyi gelen olgunlaşmış, konsantre olmuş bir enerji, gerilmiş bir güç var.

Mustafa Kemal tarihi önem taşıyan açıklamalarda bulundu: Milli Türk hareketinin başlangıcından bu yana titizlikle kullanılmayan Cumhuriyet kelimesini kullandı: “Size Türk Anayasası'nın ilk maddesini tekrarlamak istiyorum. 'Egemenlik, sınırsız ve koşulsuz halkındır. Yönetim tarzı, halkın geleceğini bizzat kendisi ve gerçekten belirlemesi ilkesine dayanır'. Bu iki cümlenin yorumu bir kelimenin şüpheye yer bırakmayan tanımlanmasıdır: Cumhuriyet!”

Yeni Türkiye'deki gelişme henüz tamamlanmadı. Bu yol sonuna kadar gidilmeli. Değişiklikler, düzeltmeler ve iyileştirmeler gerekli, son en iyi hali için. Ancak çok kısa zamanda Türkiye, tüm şekliyle ruhen zaten olduğu yapıya kavuşacaktır: Cumhuriyet! Avrupa'nın ve Amerika'nın diğer Cumhuriyetleri gibi, temel ilkelerdeki birliği rağmen çok farklı olmaları gibi, bugünkü Türkiye'de sadece bazı dış çizgilerde diğer Cumhuriyetlerden farklı. Ama ilkesel yapı olarak değil. Tüm diğer Cumhuriyetlerde olduğu gibi burada bir bağımsız parlamento var, tüm bakanlar kendi alanlarından sorumlu.

“Avrupa ile ilişkilere çalışarak geliştirmek” “Doğrudur, Padişahlık döneminde hükümetler Türk halkının Avrupa ile temasını engellemek çabaladılar. Böylece halkı baskı altında tutup, her türlü özgür düşünce beyanını engellemeleri daha kolay oluyordu; ama biz Türk milliyetçiler çevremizi, içte ve dışta olanları açık ve net bir şekilde gözlüyoruz. Çok iyi biliyoruz ki, insanlarımızın başka uluslarla temasa geçmesi, bizim öz menfaatimizedir. Biz zaman kaybetmeden, hızlıca Avrupa ile ilişkileri geliştirmek için çalışarak elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz”.

Açıklamalarının diğer bölümlerinde Mustafa Kemal Paşa, Avrupa basınında çok kez gündeme gelen, Türkiye'nin Avrupa ve Batı medeniyetine nefretle sırtını dönmesi konusu üzerine de konuştu: “Yüzyıllardan beri düşmanlarımız, tüm ellerinde olan imkanlarla Türklere karşı kin duyguları ve aşağılama hisleri beslemeyi alışkanlık haline getirdiler. Bu beyinlerde kök salan duygu ve düşünceler, bizim yorulmadan mücadele ettiğimiz bir Batı mantalitesini oluşturuyor. Tüm değişikliklere ve olaylara rağmen halen bu duygular tamamen yok olmadı. Halen Türkleri, her türlü ilericiliğe karşı, düşman olan, entelektüel ve ahlaki gelişmeye kapalı, barbar insanlar olarak görmek istiyorlar. Bizi batmaya mahkum ulus olarak gören Batı, bizim çöküşümüzü hızlandırmak için elinden gelen her şeyi yaptı.

“Avrupa ile ilişkilere çalışarak geliştirmek” “Doğrudur, Padişahlık döneminde hükümetler Türk halkının Avrupa ile temasını engellemek çabaladılar. Böylece halkı baskı altında tutup, her türlü özgür düşünce beyanını engellemeleri daha kolay oluyordu; ama biz Türk milliyetçiler çevremizi, içte ve dışta olanları açık ve net bir şekilde gözlüyoruz. Çok iyi biliyoruz ki, insanlarımızın başka uluslarla temasa geçmesi, bizim öz menfaatimizedir. Biz zaman kaybetmeden, hızlıca Avrupa ile ilişkileri geliştirmek için çalışarak elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz”.

Josef Hans Lazar (Doğum: 1895 İstanbul, Ölüm: 1961 Viyana): 1920-1927 yılları arasında Presse'nin Türkiye muhabiriydi. 1939'da Nasyonal Sosyalist rejimin Dışişlerine girdi ve Madrid'de basın müşaviri olarak çalıştı.

Kaynak: galeri.sozcu.com.tr ... »

02.07.2013 2363
Mahkemeden Gezi Parkı kararı

Selahattin GÜNDAY İSTANBUL DHA

İSTANBUL 6. İdare Mahkemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılmasıyla ilgili 'Yürütmeyi durdurma kararı'na karşı yaptığı itirazı reddetti. Bakanlığın itirazını değerlendiren mahkeme heyeti oy çokluğu ile yürütmeyi durdurma kararını yerinde buldu. Mahkeme, Taksim Gezi Parkı’ndaki projeye ilişkin nihai kararını 2 ay içinde verecek.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMİŞTİ

Daha önce Gezi Parkı’ndaki çalışmalar nedeniyle Peyzaj Mimarları Odası ve Mimarlar Odası, mahkemeye itirazda bulunulmuştu. İtiraz üzerine İstanbul 6. İdare Mahkemesi, 7 Mayıs 2013 tarihinde ilk inceleme sonucu ‘telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağı’ gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Oy çokluğu ile verilen bu karara üye hakim "çalışmaların durdurulmasına gerek yok" diyerek muhalefet etmişti.

BAKANLIK İTİRAZ ETTİ

Sonraki süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı yürütmeyi durduran bu karara itiraz etti ve savunmasını mahkemeye sundu. Bakanlığın itirazını değerlendiren mahkeme heyeti, oy çokluğu ile yürütmeyi durdurma kararını yerinde buldu. İlk kararda muhalif oy kullanan üye hakim, bu kez projenin durdurulması kararının yerinde olduğunu belirterek bakanlığın itirazının reddedilmesi yönünde oy kullandı. Ancak bu seferde ilk karara onay veren Mahkeme Başkanı, bu kez karara muhalefet etti. ‘Yürütmenin durdurulması yönündeki kararın kaldırılması’ yönünde oy kullanan başkan, bakanlığın itirazının yerinde olduğunu belirtti.

Mahkemenin Taksim Gezi Parkı’ndaki projeye ilişkin nihai kararını 2 ay içinde verecek.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  <<  11  12  13  14  15  [16]  17  18  19  20  >>  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 13738180 (Heute: 2634)