Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Friday, 23. February 2018
Aktuell

16.10.2007 1267
AB'ye ihracat yüz güldürüyor

Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere yapılan ihracat, yüzde 36 oranında artarak 611 milyon 971 bin dolara ulaştı.

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği verilerine göre, bölge illerinden Ocak-Eylül 2007 döneminde AB üyesi ülkelere 548 milyon 160 bin dolarlık tekstil ve ham maddesi, 46 milyon 72 bin dolarlık kuru meyve ve mamulleri, 16 milyon 751 bin dolarlık hububat ve bakliyat ile 988 bin dolarlık su ürünleri ve mamulleri ihraç edildi.

Bölge illerinden geçen yılın aynı döneminde AB üyesi ülkelere 450 milyon 352 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilmişti. İhracatla sağlanan döviz girdisinin 402 milyon 326 bin doları tekstil ve ham maddeleri, 36 milyon 261 bin doları kuru meyve, 9 milyon 234 bin doları hububat ve bakliyat, 2 milyon 531 bin doları da su ürünleri ve mamulleri dış satımıyla elde edilmişti.

Ocak-Eylül 2007 döneminde, bölge illerinden en fazla ihracat yapılan birlik üyesi ülkeler İtalya, Polonya ve Almanya oldu. İtalya'ya 146 milyon 643 bin, Polonya'ya 65 milyon 385 bin, Almanya'ya da 64 milyon 572 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Aynı dönemde, 2 bin dolarlık ihracat yapılan Kıbrıs, 80 bin dolarlık ihracat yapılan Lüksemburg ve 156 bin dolarlık ihracat yapılan Malta bölge illerinden en az ihracat yapılan AB üyesi ülkeler oldu.

Kaynak: www.abhaber.com ... »

16.10.2007 1266
Dünyaya ilan etti: Artık sabrımızın sonu geldi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'ye gönderilen tezkere ile ilgili olarak "Biz Türkiye olarak terör konusunda nefsi müdafaa noktasına geldik. Sağ duyu ve aklı selimi kullanarak gerekeni yapmakta kararlıyız." dedi.

AK Parti Grup Toplantısında konuşan Erdoğan, tezkerenin gerekçesini milletvekillerine de anlattı.

İşte Erdoğan'ın konuşması:

Birileri de altındaki zeminin kaydığını görerek huzursuzluk çıkarmaya çalışıyor. Terör örgütü iki konudan rahatsız birincisi hükümetimizin sosyo-ekonomik açılımından, ikincisi de güvenlik güçlerimizin etkin mücadelesinden rahatsızlık duyuyor.

Hükümetimizin attığı olumlu adımlar terör örgütünün faaliyetlerini artırmaktadır. Devlet millet kaynaşmasının yeniden tesis edilmesi bunları rahatsız etmektedir. Her devlet kendisine halkına vatanına ve milletine tüm olarak ayrım yapılmaksızın her bir ferdine yönelen bu terörist eylemlere gereken cevabı verir. Vermek zorundadır. Uluslar arası diplomasiden askeri alanlara kadar hükümetimiz ne gerekiyorsa yapmaktadır. Yapacaktır. Olayın diplomatik boyutu önem göstermektedir. Bugüne kadar gösterdiğimiz sabır büyük devlet olmamızın gereğidir. Ancak görülmektedir. Ki Türkiye iyi niyetinin karşılığını görememektedir. Akan kanı durdurmak ve bölgede terörist faaliyetleri sona erdirmek için bir takım tedbirler almak zorunda kaldık. Bunun için uluslar arası hukuktan doğan hakkımızı kullanmak üzere sınır ötesi operasyona izin veren tezkereye onay vererek meclisimize gönderdik. Terörle mücadele bir milli meseledir. Tüm siyasi partilerin ortak karar belirlemesi gereken bir konudur.

Şunu kesin bir dille herkes söyleyebilmelidir hayatını kaybeden vatandaşlarımız ve güvenlik güçlerimiz bizim şehitlerimizdir. Bunlara kastedenler ise bu ülkeye düşmanlık yapan teröristlerdir.

Masun halkın kanını döken, devlete silah çeken bu milletin bu devletin düşmanıdır. Terör örgütüne silah bırak diyemeyenler bize sınır ötesi hareket yapmayın diyemezler.

Terörün verdiği zararı sıralamayanlar sınır ötesi harekatın zararlarını sıralayamazlar. Bu toprakların mayasından nasibini alamayanlardır. Böyle insanlık dışı bir yönteme tevessül edenler kadar bunları onaylayanlar bunları meşrulaştıranlar ve bunlarla işbirliği yapanlar da aynı derecede sorumludurlar.

Toplumsal vicdandan aynı derecede bunlar nasibini alamamışlardır. Biz her zaman halkımızın yanındayız.

Bu toprakların mayası teröre geçit vermez. Bu ülkenin inançları gelenekleri masum insanları katletmeye müsamaha gösteremez. Bu milletin insanı böyle kanlı eylemleri kınanamazlık edemez.

Herkes bilmelidir ki teröre verilecek en büyük cevap bir bütün olarak kardeşlik örneği ortaya koymaktır.

Bir çağrı yapıyorum. İktidar partisinin içinde şu var bu var. Bu tezkere şöyle olmalı böyle olmalı. Yarın tezkere meclise geliyor. Herkes dağarcığında ortaya koyacaktır. Ama iktidar partisi Dışişleriyle, genelkurmayıyla emniyetiyle, görüşmüş tezkereyi meclise göndermiştir. Katacağınız varsa bunu yarın katarsınız. Biz terörizme ve teröriste kilitlenmek zorundayız.

Tezkere durup dururken ortaya attığımız bir şey değildir. Terör örgütünün kanlı eylemlerinin neticesinde ortaya çıkmıştır. Uluslar arası hukukun gereği olan uluslar arası suçluların iadesi kullanılsaydı bu aşamaya getirmezdir. Ama terörle mücadele konusunda Türkiye'nin kararlı ve tavizsiz davranacağını herkesin bilmesi gerekir. Tezkerenin meclis'ten geçmesi hemen bir operasyon anlamına gelememesi gerekir. Doğru zaman ve zeminde gereken yapılacaktır. Muhtemel bir sınır ötesi harekatın hedefi sadece ve sadece terör örgütüdür. Kimse tezkerenin arkasında başka hedef aramamalıdır. Irak bizim komşumuzdur. Oradaki insanlar bizim akrabalarımızdır. Böyle bir hakekat ne sivil insanlara yönelik olacaktır ne de Irak'ın toprak bütünlüğüne karşı olacaktır. Biz dün olduğu gibi bu günde Irak'ın toprak bütünlüğüne önem veriyoruz. Ancak herkes terör karşısındaki tutumunu açıkça ortaya koymalıdır. Terörle arasına mesafe koyamazsa ondan etkilenmesi kaçınılmazdır.

Nasıl böyle halkımız terör örgütü ile arasına kalın bir duvar örüyorsa Irak yönetimi de Kuzey Irak bölgesel yönetimi de terör örgütü arasına kalın bir duvar örmesi gerekir.

Kuzey Irak bölgesel yönetimi bizimle geçmişte olduğu gibi bundan böyle de yapmalıdır.

Türkiye artık sadece kendisine silah doğrultanlara değil onları koruyan kollayanlara da tepki gösterme aşamasına gelmiştir. Nefsi müdafaanın olduğu yerde diğer hukuk kuralları geçerliliğini yitirir. Biz Türkiye olarak terör konusunda nefsi müdafaa noktasına geldik. Sağ duyu ve aklı selimi kullanarak gerekeni yapmakta kararlıyız.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

16.10.2007 1265
Erdoğan: Türkiye 1 zarar görürse karşısındakiler 10 zarar görür

Başbakan Erdoğan, Ermeni iddialarıyla ilgili tasarıyı destekleyen ülkelerin Türkiye'yi karşılarına alacakları uyarısında bulunarak, "Türkiye bir zarar görürse karşısındakiler de 10 zarar görür" dedi.

Ermeni iddialarının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesine tepkiler büyüyor.

Son olarak Başbakan Erdoğan, grup toplantısında yaptığı konuşmada sert açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Türkiye'den "açılım" bekledikleri halde tasarıyı destekleyen ülkelerin Türkiye'yi karşılarına alacaklarını vurguladı.

Erdoğan, Fransa ve ABD'yi eleştirerek, "Bu konuda daha hassas olmaları beklerdik" diye konuştu.

Erdoğan 21 Ekim referandumuna da değinirken oyunun evet olacağını belirtti.

TEZKERE İÇİN TBMM'DE AÇIK OTURUM YAPILACAK

Öte yandan, Erdoğan TBMM'de tezkere için açık oturum yapılacağını söyledi.

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »

16.10.2007 1264
IMF Başkanı: Türkiye'nin geleceği parlak

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Rodrigo de Rato, Türkiye'nin ekonomik geleceğinin, birkaç yıl öncesine göre çok daha parlak göründüğünü ve sağlanan ilerlemelerden dolayı Türk hükümetinin ve halkının tebrik edilmesi gerektiğini söyledi.

IMF ve Dünya Bankası'nın ortak yıllık Güz Toplantıları öncesinde Washington'daki IMF merkezinde gazetecilerle bir araya gelen de Rato,
Türkiye'deki son ekonomikdurumu da değerlendirdi.

Sözlerinin başında Türkiye'deki ekonomik gelişmeyi öven de Rato, ''Türkiye, kesinlikle bir başarı öyküsü. Türk ekonomisinin gösterdiği ilerlemeler vedayanıklılık, önemli bir başarı ve tabii ki bunda Türk hükümeti ve halkı, övgüyü hak ediyor'' dedi.

''Türkiye'nin geleceği, sadece birkaç yıl öncesine göre çok daha parlak görünüyor. Sadece hatalardan değil, bu örnekte olduğu gibi başarılardan da ders alınmalı'' diye konuşan de Rato, bu gelişmelerdeki katkısından dolayı IMF'nin de gurur duyduğunu anlattı.

Uluslararası piyasalarda bu yaz patlak veren kredi krizine değinen de Rato, Türk ekonomisinin buna karşı gösterdiği dayanıklılığın, işlerin ne kadar ilerigittiğini gösterdiğini belirtti.

FAİZ DIŞI BÜTÇE FAZLASI

Türkiye'de yeni bir hükümetin göreve geldiğini ve halen gelecek yılın bütçesi bütçe üzerinde çalışmaların sürdüğünü hatırlatan IMF Başkanı de Rato, ''Son yıllarda hedef alınan sağlıklı bütçe fazlası, Türkiye'ye çok iyi hizmet etti, zafiyeti azalttı ve bunun, Türkiye'ye 2008'de de yardım edeceğine, bu politikanın sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz'' diyerek, GSMH'nın yüzde 6,5'i olan faiz dışı bütçe fazlası hedefinin korunması
çağrısında bulundu.

De Rato, gerekçe olarak yüksek cari açık, kamu borcu ve enflasyonist baskılardan oluşan risklere işaret etti.Türkiye'nin önemli bir reform gündemi bulunduğunu ve mali piyasalarının dayanıklı olduğunu belirten de Rato, buna karşılık, dış mali ortamdaki zayıflamanın,Türkiye ve diğer ülkeler tarafından gözönüne alınması gerektiğini anlattı.

De Rato, 2008 bütçesinin hazırlanması öncesinde bazı mali sapmaların meydana geldiğini kaydederek, ''Bunun telafi edilmesi gerektiğine inanıyoruz'' dedi.IMF Başkanı de Rato, Türkiye'ye ilişkin değerlendirmelerinin sonunda, ''iyi bir mali politika, Türkiye'ye çok iyi hizmet etti ve bunun, Türkiye'ye 2008'de de çok iyi hizmet edeceğine ikna olmuş durumdayız'' diye konuştu.Rodrigo de Rato, IMF başkanlığı görevini, Güz Toplantıları sonrasında Kasım başında, yerine seçilen Fransız Dominique Strauss-Kahn'a devredecek.

AA

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »

16.10.2007 1263
Fiat'ın yeni ticarisi Türk imzasıyla Bursa'da doğacak

Tofaş, 370 milyon Euro'luk yatırımla Avrupa pazarları için yeni bir hafif ticari aracı Bursa'da üretecek. Fikri mülkiyet hakkı Tofaş'a ait aracın Ar-Ge çalışmalarını Türk mühendisler yapıyor..
MiniCargo projesiyle üç farklı markaya üretim yaparak Türk otomotiv sektöründe bir ilki gerçekleştiren Tofaş, şimdi de yepyeni bir projeye imza atıyor. Tofaş, 370 milyon Euro'luk yatırımla Avrupa pazarları için yeni bir hafif ticari aracı Bursa tesislerinde üretecek. Doblo'nun yerine geçecek 263 kodlu hafif ticari araç 120 bin adet üretilecek ve yüzde 70'i ihraç edilecek. Tofaş, 263 projesi ile 750 milyon Euro'luk ihracat geliri hedefliyor. 263 Projesi'nin fikri mülkiyet hakları MiniCargo'da olduğu gibi bu araçta da Tofaş'a ait olacak. Fiat'la yapılan anlaşmaya göre alım garantisi, yani "al veya öde" prensip anlaşması kapsamında gerçekleştirildiğinden dolayı 263 projesi de Tofaş için ihracat riski içermiyor. Tofaş'ın, birkaç ay önce Fiat ile iyi niyet mektubu imzaladığı 263 projesine ilişkin nihai anlaşma dün imzalandı ve proje start aldı.

YEPYENİ BİR ARAÇ

Tofaş CEO'su Ali Pandır, Türkiye'de yeni bir model üretilmek üzere yapılan bu yatırımın Fiat'ın Türkiye'ye ve Tofaş'a olan 39 yıllık güvenini gösterdiğini söyledi. 263 projesi ile birlikte 2007-2009 arasında toplam yatırımın 870 milyon Euro civarına çıkacağını belirten Pandır, "Tofaş yeni projelerin devreye girmesiyle yüzde 70'ten fazlası ihraç olan ve 360 bine çıkacak kapasitesinin tamamını kullanan dev bir şirket olacak" dedi. 263 Projesi için 2007 yılında başlamak üzere 2009 yılına kadar yaklaşık 370 milyon Euro yatırım yapılacağını anlatan Pandır, şöyle konuştu: "Yatırımlarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Ülke ekonomisine önemli katma değer sağlayan bu yatırımlarla bir kez daha yinelemek istiyorum; Tofaş içinde bir Tofaş fabrikası daha inşa ettik. Bu yatırım rakamından da görüleceği gibi 263 projesi mevcut Doblo modelinin bir yenilemesi değil; otomobil, ticari araç ve MPV özelliklerini kapsayan yepyeni bir aracın yepyeni bir platform üzerinde, sıfırdan başlayarak geliştirilmesidir."

TOFAŞ EN İYİ ALTERNATİF

263 Projesi yatırımı için Tofaş'tan daha iyi bir alternatif olmadığını söyleyen Pandır, "Fiat'ın güvenini, 'Yılın Ticari Aracı' seçilen Doblo ile çoktan kazanmıştık. 2000 yılından bu yana 700 bin adet Doblo üretildi. Bunun 530 bin adeti ihraç edildi. Bu yüzden 263'ün Türkiye'de üretilmeye karar verilmesinden daha doğal bir süreç olamazdı. Ancak, bu projede Türkiye'nin karşısında başka rakipler de vardı. Fiat, hükümet ve sendikaların baskısı nedeniyle bazı projeleri İtalya dışında gerçekleştirmekte zorlanıyor. Ayrıca, Fiat'ın Hindistan, Rusya ve Polonya gibi ülkelerde yatırımları var. Ama bu ülkeler 2-3 yıl daha Türkiye'nin rakibi olamazlar" şeklinde konuştu.

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  <<  231  [232]  233  234  235  236  237  238  239  240  >>  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14177593 (Heute: 3868)