Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Friday, 23. February 2018
Aktuell

15.10.2007 1241
ARMENIEN-RESOLUTION - Türkischer General warnt US-Kongress

Führende Demokraten haben Bedenken gegen die geplante Armenien-Resolution im US-Kongress zurückgewiesen: Eine Krise in den Beziehungen zur Türkei werde es nicht geben. Doch das sieht der Chef der türkischen Armee anders.

Washington/Ankara - Harsche Drohungen aus der Türkei: Die Verabschiedung einer Genozid-Resolution werde zu irreparablen Schäden in den Beziehungen zwischen der Türkei und den USA führen, warnte der türkische Generalstabschef Yasar Büyükanit in einem Interview mit der Zeitung "Hürriyet". Das US-türkische Militärverhältnis sei dann "nie mehr dasselbe", wird der General zitiert.

Die Türkei hat bereits aus Protest gegen die vom Auswärtigen Ausschuss des US-Repräsentantenhauses verabschiedete Resolution ihren Botschafter aus Washington zu Beratungen zurückgerufen. In der Resolution werden die Massaker und Vertreibungen an Armeniern im damaligen Osmanischen Reich zwischen 1915 und 1917 als "Völkermord" bezeichnet. Bei Vertreibungen und Todesmärschen waren damals nach armenischen Angaben mehr als 1,5 Millionen Armenier getötet worden, nach türkischen Angaben zwischen 250.000 und 500.000. Die Türkei lehnt die Einstufung der Verbrechen als Völkermord ab.

"Die USA sind zwar ein wichtiger Verbündeter", sagte Büyükanit weiter. "Aber ein verbündetes Land geht nicht in dieser Weise vor", wird der Chef der türkischen Armee zitiert.

Doch die Demokraten im US-Kongress lassen solche Drohungen kalt. Mögliche Einschränkungen in der militärischen Zusammenarbeit zwischen der Türkei und den USA seien "hypothetisch" und würden die Resolution nicht verhindern, sagte die Vorsitzende des US-Repräsentantenhauses, Nancy Pelosi, dem Fernsehsender ABC. Angesichts des Blutvergießens in der Gegenwart müssten die Fehler der Vergangenheit benannt werden. "Völkermord gibt es auch heute noch, wir haben ihn in Ruanda gesehen; wir sehen ihn nun in Darfur", sagte Pelosi.

Ein Sprecher des Weißen Hauses warnte jedoch, die Resolution könne den ohnehin angespannten Beziehungen zu Ankara "ernsthaften Schaden" zufügen. "Wir bedauern, dass die Sprecherin Pelosi versessen darauf ist, die Resolution zur Abstimmung zu bringen, obwohl außenpolitische und Verteidigungsexperten starke Bedenken geäußert haben", sagte Regierungssprecher Tony Fratto auf der Ranch von US-Präsident George W. Bush in Crawford, Texas. Die nicht bindende Resolution werde "die türkisch-armenischen Beziehungen nicht verbessern oder die Versöhnung zwischen Türken und Armeniern über die schrecklichen Ereignisse von 1915 vorantreiben", sagte der Sprecher.

als/AFP

Quelle: www.spiegel.de ... »

15.10.2007 1240
Christenvertreter für Bau von Moscheen

Der evangelische Bischof Huber findet Moscheen besser als "Hinterhof-Betstätten". Der Chef der Zentralkomitees der deutschen Katholiken erklärt sogar, der Bau von Moscheen müsse in Deutschland selbstverständlich sein. Beide schränken ihre positive Einstellung jedoch umgehend ein.

Der Ratsvorsitzende der Evangelischen Kirche in Deutschland (EKD), Bischof Wolfgang Huber, hat sich grundsätzlich für den Bau von Moscheen in Deutschland ausgesprochen. Es sei besser, Muslime beteten in Moscheen, als in Hinterhof-Betstätten, sagte Huber in Berlin. Derzeit gebe es eine „groß angelegte Moscheebau-Initiative“.

Vor diesem Hintergrund sei allerdings die Frage erlaubt, inwieweit dies eine „Befriedigung religiöser Bedürfnisse“ sei und inwiefern „hier Machtansprüche zum Ausdruck kommen“. Zurzeit seien mehr Moscheen geplant oder im Bau als bereits in Deutschland vorhanden.

Die evangelische Kirche habe immer wieder klar gesagt, dass die Religionsfreiheit auch die Freiheit Andersgläubiger sei, sagte Huber. Er betonte erneut, kritische Fragen dürften dabei aber nicht ausgeklammert werden.

Nach Auffassung des Zentralkomitees der deutschen Katholiken (ZdK)sollte der Bau von Moscheen in Deutschland „selbstverständlich“ sein. Muslime hätten ein Recht auf „würdige Gotteshäuser“, sagte ZdK-Präsident Hans Joachim Meyer der „Neuen Osnabrücker Zeitung“. Allerdings muss seiner Ansicht nach beim Moschee-Bau darauf geachtet werden, dass dieser auch in das historisch gewachsene Stadtbild passe. Der Präsident des Laienzentralkomitees plädierte dafür, gegenüber dem Islam „ohne Zugeständnisse“ an allen westlichen Grundwerten festzuhalten.

Zugleich sollten Traditionen der Muslime respektiert und toleriert werden. Dazu gehöre auch das Tragen des Kopftuches. „Die Zeiten, in denen es für eine Frau selbstverständlich war, nicht mit Hosen und nur mit Kopfbedeckung den Gottesdienst zu besuchen, ist ja auch in der katholischen Kirche noch nicht so lange her“, sagte Meyer.

KNA/dpa/cn

Quelle: www.welt.de ... »

14.10.2007 1239
Konya Ovası çölleşiyor, ekonomi olumsuz etkilenecek

Uzmanlara göre, Konya'da yaşanan iklim değişikliği yöre ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyecek düzeye ulaştı.

İngiltere'de yayımlanan The Independent gazetesinin, geçen ayın sonunda Konya Ovası'ndaki kuraklığa dikkat çekmek için yarım sayfa ayırdığı haberde kaynak gösterdiği Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Tahir Nalbantçılar, Konya'da 18 Ekimde yapılacak ''Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri'' konulu uluslararası konferansta sunacağı bildiri üzerinde çalışıyor.

Aynı zamanda Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Nalbantçılar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'den ve dünyadan 125 bilim adamının katılacağı, küresel ısınmasının geniş şekilde ilk kez masaya yatırılacağı konferansta ''Konya Ovası'nın sorunları ve çözüm önerileri'' başlıklı bir bildiri sunacağını belirtti.

Nalbantçılar, Türkiye'nin en önemli ovalarından olan Konya Ovası'nın son 18 yıllık sürede genelde yağışların azalması ile kurak dönem etkisine girdiğini, hazırladığı bildirinin de özünü oluşturan bu sürecin uzamasının ise bölgenin, çölleşmesine sebep olacak bir kuraklıkla karşı karşıya kalmasına neden olduğunu vurguladı.

-EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK-

Konya'nın, son yıllarda dünya genelinde yaşanan iklim şartlarındaki değişiklik nedeniyle su kaynaklarının azalması sorunuyla yüz yüze kaldığını dile getiren Nalbantçılar, ''Bu durum yöre ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyecek düzeye ulaştı'' dedi.

Ülkenin tahıl ambarı olan bölgede sulak alanların kuruduğunu, göl ve göletlerin kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını anlatan Nalbantçılar, şunları kaydetti:

''Yüzey sularının ve kaynakların debilerinde ise önemli miktarlarda azalmalar oldu. Bu gelişmeler sırasında bölgede yürütülen tarımsal çalışmaların suya olan gereksiniminin gün geçtikçe artması da yer altı sularının daha fazla tüketilmesine yol açmıştır. Bu da yer altı sularının yıllık ortalama 1 metre düşmesine neden olmuştur. Sonuç olarak, Konya Ovası'nda iklimsel değişiklikler, tarımsal sulama ve planlama hataları nedeniyle su kaynakları azalmakta, yüzey suları tükenmekte ve yer altı suları can çekişmektedir. Bunlara ilave olarak, yer altı sularındaki kirlenme ve ani seviye değişimi ile topraklarda çoraklaşma ve obruk oluşumları süre gelmektedir.''

-YOK OLUŞ VE ÇÖLLEŞME-

''Mevcut durum sürdüğü takdirde ovayı su kaynakları bakımında yok oluş ve çölleşme beklemektedir'' diyen Nalbantçılar, ''Bu olumsuz durumun önüne geçilebilmesi için acil olarak yasal düzenlemelere, halkın bilinçlendirilmesine ve tek merkezden yapılacak su yönetimine gerek duyulmaktadır'' diye konuştu.

Nalbantçılar, bu tür tespitlerin yer aldığı yeni gelişmeleri, Konya Büyükşehir Belediyesi ile SÜ Çevre Mühendisliği Bölümü'nün 18-20 Ekim tarihleri arasında Konya'da düzenleyecekleri ''Uluslararası Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri'' konulu uluslararası konferansta bildiri şeklinde sunacağını sözlerine ekledi.

aa

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

14.10.2007 1238
Türk âşığı İngiliz, 70 kişiye Türkçe öğretti

John Guise 65 yaşında Türkiye âşığı bir İngiliz. Emekli olduktan sonra Yeni Zelanda'ya yerleşti. Türkiye'yi ilk kez 29 yıl önce tatile geldiği Alanya ile tanıdı. Daha sonra 77 kez geldiği ülkenin dilini 70 kişiye öğretti, site kurup dünyaya tanıttı. Türkçe öğrenmenin kolay olduğunu savunuyor.

John Guise, Türkiye'yi ilk kez 29 yıl önce tatile geldiği Alanya ile tanımış. Bu tatilden bir yıl sonra 1979 yılında Manisa'da çalışmaya başlamış. İzmir'de Şair Eşref Bulvarı'nda oturan John Guise, makine mühendisi olarak dizel motorlu araba imalatı yapan bir fabrikada çalışmış. İki yıl İzmir-Manisa hattında gidip gelmiş. İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir, Nevşehir, Ayvalık, Isparta, Bodrum ve Konya'yı gezme fırsatı bulmuş. Sözleşmesinin bitmesinin ardından memleketine dönmek zorunda kalmış. Âşık olduğu Türkiye'ye vefa göstermek için Türkçeyi başkalarına da öğretmeye karar vermiş. 1998'den 2001'e kadar turistik Türkçe dersleri vermiş. 2001 yılında Londra Üniversitesi'nin B derece Türkçe sınavından geçmiş. Daha sonra Coventry Teknik Koleji'de akşamları Türkçe dersleri vermeye başlamış.

Dostlarına da evinde özel dersler verdiğini belirten John Guise, yüksekokulda İngilizcenin yanı sıra Latince ve Yunanca da okumuş. Biraz İspanyolca, biraz da Fransızca konuşup yazabilen Türkçe âşığı, çalışmak için Türkiye'ye gelmeden önce kendine, "Şamsım var, Türkçe öğrenmeliyim." dediğini hatırlatıyor. Diğer dillere oranla Türkçenin daha kolay öğrenilebilir bir yanının olduğunu ifade ediyor. 77 kez geldiği güzel ülkenin dili Türkçeyi şimdiye kadar 70 kişiye öğretme fırsatı bulduğunu vurgulayan John Guise, Türkiye'nin gönüllü 'tanıtım elçisi' olduğunu kabul ediyor.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

14.10.2007 1237
Dünyanın en pahalı zeytinyağı Türkiye'de

Üretici ülkeler arasında en pahalı zeytinyağı Türkiye'de tüketiliyor. Üretimde dünyanın bir numarası İspanya'da tonu 2 bin 350 Euro olan (1. asit) zeytinyağı, İtalya'da 2 bin 300, Suriye'de 2 bin 150 Euro'dan satılıyor.

Aynı yağın Türkiye'deki fiyatı ise 2 bin 700 ile 2 bin 830 Euro arasında değişiyor. Türkiye, üretici fiyatlarında olduğu gibi, market fiyatlarında da en pahalı ülke. İspanya'da market fiyatı 6,3 yeni lira olan sızma yağın eşdeğeri Türkiye'de 10,4 ila 12,5 YTL'den tüketiliyor. Bu durumun sektördeki yanlış politikalardan kaynaklandığı öne sürülüyor. TARİŞ, fiyatların yüksek seyretmesi için ithalat yasağının sürmesini istiyor. İhracatçılar ise 'sırtını devlete dayayarak' alım yapmanın serbest piyasa koşullarına aykırı olduğunu savunuyor.

Dünyada fiyatlar aşağıya doğru giderken Türkiye'de tam tersi yaşanıyor. Fiyatların dünya ortalamasının üzerine çıkması ihracatı da olumsuz etkiledi. İhracat bir önceki var sezonuna (2004-2005) göre yüzde 50 geriledi. Var sezonunda 93 bin ton olan Türkiye'nin zeytinyağı ihracatının, bu sezon 45 bin tona gerilemesi bekleniyor. Sektörde gözler, kasım ayında başlayacak yeni sezona çevrildi. Aşırı sıcaklar ve kuraklık, üretimi fazla etkilemedi. Rekolte yüksek bekleniyor. İzmir Ticaret Borsası'nın rekolte tahmini 72 bin ton, ihracatçıların ise 84 bin ton civarında. Gelecek yıl stokla birlikte Türkiye'nin elinde 130-150 bin ton arasında zeytinyağı olacak. Sektör temsilcileri, bu rakamın ihracat ve iç piyasaya yeteceğine dikkat çekiyor. Kutulu ihracata Türkiye'ye yüksek gümrük uygulayan İspanya ve İtalya, bu sezon dökme alımlarını da yüzde 50'nin üzerinde düşürdü. İhracatın düşmesi fiyatların dünya piyasalarına göre yüksek olmasına bağlıyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birlikleri Başkanı Ali Nedim Güreli, "Dünyanın en pahalısı bizde olunca alıcı tabii ki ucuz ülkeye gider." diyor. Güreli, Türkiye'de fiyatların dünya ortalamasının üzerinde olmasını zeytinyağının tefecinin eline geçmesine bağlıyor. Sezon başında verilen "Yok yılındayız, fiyatlar iki üç kat artar. Ürününüzü satmayın." demeçleriyle sektörle hiç ilgisi olmayan kişilerin alım yaptığını vurguluyor. Güreli, zeytinyağı iç pazarını 4-5 firmanın kontrol ettiğini vurguluyor. "İtalya'nın en ünlü markası Bertoli zeytinyağının kilosu 4,5 Euro'dan satılırken, Türk halkı zeytinyağına 9 Euro ödüyor." diyen Ali Nedim Güreli, "Pazar dört beş firmanın elinde olunca fiyatı istediği gibi belirliyorlar. Çiftçiden kilosunu 5 yeni liradan alıp raflarda 10 yeni liraya satarak kurdukları saadet zinciri devam etsin isteniyor." eleştirisinde bulunuyor. Birliklerin sırtını devlete dayayarak alım yapmasını eleştiren Güreli, "Trilyonlarca lirayı batırmalarına rağmen yöneticilerinden hesap sorulmuyor. Benden alınan vergiyle benim rakibimin borçları siliniyor. Kooperatiflerden çok daha fazla ihracat yapan firmalar batarken borçları silinmedi." açıklamasını yapıyor. Zeytinyağında ABD, Kanada, Japonya ve Güney Kore gibi pazarların kaybedilmeye başlandığı uyarısında bulunuyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Hakan Özdolgun ise zeytinyağının Türkiye'de İspanya'dan ton başına 400-500 dolar daha pahalıya satıldığını savunuyor. Birlik Yönetim Kurulu Üyesi Muhittin Ekiz de, Türk zeytinyağını markalı ihraç etmek için önemli teşvikler verildiğini, bunun sayesinde ambalajlı Türk zeytinyağının dış pazarlardan pay almayı başardığını vurguluyor. Ekiz, ihracatın devamı için ucuz zeytinyağı ithalatına izin verilmesini istiyor. TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, ithalata izin verilmesinin ülke menfaatine olmadığını savunuyor. İhracatçıların talebini fiyatları aşağı çekmeye yönelik bulan Çetin, üreticinin fiyat artar beklentisiyle stokta kalmayı tercih ettiğini dile getiriyor.

Ülke - Ton fiyatı (Euro*)

İspanya: 2.275

Suriye: 2.100

Türkiye: 2.650

İtalya: 2.300

*2 asit zeytinyağı fiyatı

Ülke - Ton fiyatı (Euro**)

İspanya: 2.350

Suriye: 2.150

Türkiye: 2.831

İtalya: 2.30

**1 asit zeytinyağı fiyatı 9 Ekim itibarıyla

Ali Rıza Karasu

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  <<  231  232  233  234  235  236  [237]  238  239  240  >>  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14177600 (Heute: 3875)