Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Wednesday, 17. January 2018
Aktuell

11.10.2007 1130
Yahudilerden parasını aldı ilanı basmadı

AMERİKAN Washington Post gazetesi, Türk Yahudi Cemaati’nin sözde Ermeni soykırımı tasarısına karşı verdiği ilanı parasını almasına rağmen yayımlamadı. Gazeteden ilanın yayımlanmama gerekçesini soran cemaat yetkilileri "teknik sorun" yaşandığı mazeretiyle karşılaştı. Washington Post adına konuyla ilgili açıklama yapan Carlos Silva, "İlanı yayımlayamadığımız için özür dileriz. Konunun hassasiyetinin farkındayız. Sizin bu ilanın yayımlanması için gerekli herşeyi yerine getirdiğinizi biliyoruz. İlanın bugün yayımlanacağına dair sizi temin ediyoruz" ifadesini kullandı. Ancak gazetenin oylamanın yapıldığı gün ilanı yayımlamaması yine de kafalarda soru işaretleri yarattı. Sözkonusu ilanda 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu Ermenilerinin başına gelen ölüm, yıkım, tehcir olaylarının bir trajedi olduğu ancak tarihçilerin, soykırım teriminin bu trajedinin anlatımı için kullanılabilecek uygun kelime olduğu konusunda hemfikir olmadıkları vurgulanıyordu. İlanda bu nedenle Amerikan Kongresi’ne tasarıyı ret çağrısı yapılıyordu.

Dışişleri’nden takdir

Bu arada Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ermeni tasarısı konusunda "Türkiye’deki Yahudi cemaatinin tutumunun takdirle karşılandığı" belirtildi.

Bakanlık sözcüsü, "Toplumumuzun parçası olan Yahudi cemaatinin önde gelen temsilcileri, iş adamları, dernek yetkilileri, başlangıcından bu yana, Amerikan Kongresi’nin önünde bulunan 106 rumuzlu karar tasarısının haksız ve yanlış içeriğini reddetmişler; tasarının ele alınmasının Türk-Amerikan ilişkilerine zarar vereceğini açıklıkla savunmuşlar ve gerek görüşmelerle, gerek mektup veya bildiri yayınlayarak yoğun gayret sarf etmişlerdir" dedi.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »

11.10.2007 1129
BUSH UND TÜRKEI DÜPIERT - US-Kongressausschuss erkennt Völkermord an Armeniern an

Trotz Warnungen von US-Präsident Bush hat ein Kongressausschuss die Tötung von Armeniern Anfang des vorigen Jahrhunderts als Völkermord verurteilt. Nun fürchtet Bush um die guten Beziehungen zur Türkei - deren Ministerpräsident Erdogan hat bereits mit Konsequenzen gedroht.

Washington - Der Ausschuss stimmte einer Resolution zu, in der die Ermordung von Armeniern im Osmanischen Reich im Ersten Weltkrieg als Völkermord gebrandmarkt wird. Präsident George W. Bush hatte unmittelbar zuvor noch erklärt, bei einer Verabschiedung der Resolution würden die Beziehungen zur Türkei "schweren Schaden" nehmen. Die USA würden "eine bedeutsame Schwächung ihrer Partnerschaft mit einem sehr wichtigen Verbündeten in der Region" erleben.

Der US-Präsident verwies darauf, dass die Türkei ein wichtiger Verbündeter der Vereinigten Staaten in der Nato und im Kampf gegen den Terror sei. Auch Außenministerin Condoleezza Rice und Verteidigungsminister Robert Gates wandten sich in einer gemeinsamen Erklärung gegen die Resolution. Beide verwiesen auf die strategische Bedeutung der Türkei im Zusammenhang mit dem amerikanischen Militäreinsatz im Irak. Allein 70 Prozent der amerikanischen Lufttransporte in den Irak gingen über die Türkei, erklärte Gates.

Bush hat die Ermordung von rund 1,5 Millionen Armeniern im Ersten Weltkrieg als eine der größten Tragödien des 20. Jahrhunderts bezeichnet. Er vertritt jedoch die Auffassung, dass historische Untersuchungen klären müssten, ob dafür der Begriff Völkermord verwendet werden sollte. Eine Definition per Gesetz sei unangemessen.

Die Türkei hat es bislang abgelehnt, eine historische Verantwortung für die Vorfälle gegen Ende des Osmanischen Reiches zu übernehmen. Der türkische Ministerpräsident Recep Tayyip Erdogan erklärte am vergangenen Freitag in einem Telefongespräch mit Bush, die Beziehungen zwischen der Türkei und den USA würden Schaden nehmen, falls der vorliegende Antrag vom Kongress verabschiedet würde.

Im US-Kongress gibt es schon seit Jahren Bestrebungen, die Armenier-Massaker offiziell als Völkermord anzuerkennen. Ein entsprechender Entwurf wurde im Oktober 2000 fallen gelassen, nachdem der damalige US-Präsident Bill Clinton seinen Widerstand erklärt hatte.

tno/AP/AFP

Quelle: www.spiegel.de ... »

11.10.2007 1128
Jimmy Carter: "US-Streitkräfte foltern immer noch Gefangene"

Der ehemalige Präsident der USA hat in einem Fernsehinterview schwere Vorwürfe gegen die aktuelle Regierung der USA ausgesprochen: Die derzeitige US-Führung glaube das Recht zu haben, Gefangene zu foltern und sie ihrer Rechte zu berauben: "Ich glaube nicht – ich weiß es".

Gefangene der US-Streitkräfte werden nach Ansicht des ehemaligen US-Präsidenten Jimmy Carter nach wie vor gefoltert. „Ich glaube es nicht – ich weiß es“, sagte Carter in einem vorab veröffentlichten Interview des US-Nachrichtensenders CNN. „Unser Land hat erstmals in meinem Leben die grundlegenden Prinzipien der Menschenrechte aufgegeben“, sagte der 83 Jahre alte Demokrat.

Die Regierung von US-Präsident George W. Bush spreche den Gefangenen in US-Gefängnissen wie Abu Ghoreib im Irak oder Guantanamo auf Kuba die in der Genfer Konvention festgeschriebenen Rechte ab. Die derzeitige US-Führung glaube, das Recht zu haben, Gefangene zu foltern und sie ihrer grundlegenden Rechte zu berauben. Bush schaffe sich eine eigene Definition der Menschenrechte und von Folter. Nur so könne Bush behaupten, die USA würden weder Menschenrechte verletzen noch foltern.

Quelle: www.welt.de ... »

11.10.2007 1127
Nükleer enerji yeniden gündemde

Nükleer santral yasası yeniden Meclis gündemine geliyor. Meclis Komisyonu, bugün nükleer santral kurulması ve işletilmesine ilişkin kanunun tümü üzerindeki görüşmelerini tamamladı.

Kanunun maddeleri Ramazan Bayramı'ndan sonra görüşülecek.

AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy başkanlığında toplanan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda, 10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere iade edilen Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun ele alındı.

Komisyon'un yeni üyesi bazı milletvekilleri, kanunun, sadece veto edilen maddelerini değil, bilgi sahibi olunması için tüm maddelerinin görüşülmesini talep etti.

Oylamada, söz konusu vetolu kanunun tüm maddelerinin tek tek ele alınması kararlaştırıldı.

Kanun hakkında bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, nükleer enerjinin, Türkiye'nin vazgeçilmez ihtiyacı olduğunu söyledi.

"Nükleer enerji, tercihten çok mecburiyet" diyen Güler, Türkiye'nin güçlü bir devlet olduğunu, nükleer enerji konusunda da güçlü olması gerektiğini ifade etti.

Nükleer karşıtlarından imza

Geçtiğimiz kasım ayında Nükleer Karşıtı Platformu üyeleri, Türkiye'de nükleer santral yapılmaması için topladıkları 100 bin imzalı dilekçeyi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy'a iletmişti.

Nükleer Karşıtı Platformu, ülkede yüksek bir güneş, rüzgar ve hidroelektrik potansiyeli bulunduğunu ve öncelikle bunların kullanılması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye'nin enerji açığı

Türkiye'de enerji açığı her yıl değişiyor. Enerji talebi ile üretim arasındaki açığın büyümesi de elektrik kesintilerinin yaşanmasına neden oluyor. Türkiye'nin 2006 yılında;

Enerji üretimi: 175 milyar 666 milyon kilowatt-saat
Enerji tüketimi: 132 milyar kilowatt-saat.

Hükümet, karşıt görüşlere rağmen enerji açını kapatabilmek için nükleer teknoloji transferine hazırlanıyor. Nükleer enerji santralinin yapılması planlanan yerler ise Sinop ve Mersin Akkuyu.

Dünya Nükleer Birliği'nin verilerine göre; nükleer santrale sahip olan 30 ülkede 439 reaktör bulunuyor. Bu reaktörler, aynı zamanda nükleer enerjiyi başka bir tür enerjiye çeviren santraller olarak da kullanılıyor.

Bu ülkelerden ABD 104, Fransa 59, Japonya 55, Rusya 31, Güney Kore ise 20 reaktör kullanıyor.

30 ülkedeki reaktörler, 2 trilyon 658 milyar kilowatt saat enerji üretiyor. Üretilen bu nükleer güç, dünya elektrik talebinin yüzde 16'sını karşılıyor. Bir nükleer santralin yapımı için ise en az 10 yıl gerekiyor.

Nükleer enerji nedir?

Uranyum gibi ağır radyoaktif atomların, bir nötronun çarpması ile daha küçük atomlara bölünmesi veya hafif radyoaktif atomların birleşerek daha ağır atomları oluşturması sonucu çok büyük miktarda bir eneji açığa çıkıyor. Bu enerji 'nükleer enerji' olarak adlandırılıyor.

Nükleer santrallerin geçmişi:

Dünyanın ilk nükleer enerji santrali İngiltere'deki Calder Hall'de 1956 yılında kuruldu.

Bugüne kadar dünya çapında birkaç önemli nükleer kaza meydana geldi. Bunlardan en önemlisi 1986'daki Çernobil nükleer faciası oldu. Kazanın sonuçları, 20 yıl sonra bile hala milyonlarca insanı etkiliyor.

Avantajları:

# İyi yapılmış nükleer santraller, kömürle çalışan santrallere oranla daha 'temiz' olabiliyor.
# Radyoaktif maddeler, aynı miktardaki fosil yakıta göre daha çok enerji üretiyor.
# Nükleer santraller, fosil yakıtla çalışan santrallere göre daha az sera gazı etkisi yaratıyor.

Dezavantajları:

# Uranyumun elde edilmesi 'temiz olmayan' bir işlem.
# Nükleer santrallerin atıkları, yüzyıllarca zehirli etkisini sürdürüyor. Bu atıkları kalıcı biçimde depolamanın ya da yok etmenin bir yolu yok.
# Bir hata durumunda çok fazla sayıda insanı ve çevreyi etkileyebilecek felaketler yaşanabiliyor.
# Yapım, bakım ve söküm maliyetleri hayli yüksek.
# Japonya gibi en gelişmiş teknolojiyle yapılmış nükleer santrallere sahip ülkelerde bile, kazalar olabiliyor.

Uluslararası alanda faaliyet gösteren ve nükleer enerjiye karşı çıkan çevreci Greenpeace örgütü, "Nükleer endüstri aksini iddia etmeye devam etse de gelişmiş ülkeler nükleer enerjiye açıkça 'hayır' demiştir" diyor ve birkaç örnek veriyor:

#

Avusturya'nın tek reaktörü Zwentendorf (Siemens) 1978'de (ABD'deki TMI ve eski Sovyetler Birliği'ndeki Çernobil kazalarından da önce) hiç işletilmeden kapatıldı.

#

İtalya, Çernobil faciasından sonra tüm reaktörlerini 1987'deki ulusal bir referandumla kapattı.

#

İspanya'da da şu ana kadar üç reaktör kapatıldı.

#

İsveç ve Almanya nükleer enerjiden vazgeçme kararı aldı ve her iki ülke de birer nükleer santralini kapatarak (İsveç Barsabeck, 1999; Almanya Stade, 2003) bu kararı hayata geçirmeye başladı.

#

ABD ve Kanada, 1978'den bu yana yeni sipariş vermedi.

#

Avustralya, Küba, Meksika, Portekiz, Yunanistan, İskoçya, Hollanda, İsviçre, Norveç, Endenozya, Vietnam, Tayland ve daha pek çok ülke nükleer planlarını terk etti.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

10.10.2007 1126
Antalya’da Rus turistler Almanları geçti

Antalya’da tatil yapan turistler arasında uzun yıllar ilk sırada yer alan Almanlar, bu yıl Akdeniz’e akın eden Rus turistlerin gerisinde kaldı. Bu yılın 9 aylık döneminde 1 milyon 709 bin Rus turist Antalya’da tatil yaptı.

AA

ANTALYA - Antalya’nın turizmle tanıştığı 1970’li yılların başından bu yana, bölgeyi ziyaret eden turistler arasında hep ilk sırayı alan Almanlar, bu yıl ilk defa Antalya’ya akın eden Rus turistlerin gerisinde kaldılar. Almanya’daki ekonomik daralma ve tatil tercihlerindeki değişikliğin yanı sıra, Rusya’da, pasaport almanın kolaylaştırılması ve milyonlarca kişiye ilk kez pasaport verilmesi nedeniyle, Rusya’dan Türkiye’ye yönelik talepte adeta patlama yaşandı.

Türkiye tatilinde ilk tercihlerini Antalya’dan yana kullanan Rus turistler, Antalya’yı “ikinci vatan” kabul eden Almanları geride bıraktılar ve Antalya’da tatil yapan uluslar sıralamasında Almanlar ilk sırayı Ruslara bıraktı.

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, bu yılın ocak-eylül dönemini kapsayan 9 aylık döneminde Antalya’ya gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.25 oranında artarak 6 milyon 256 bin 981’e yükseldi.

Antalya’yı ziyaret eden Alman turistlerin sayısının oransal olarak gerilemeye başlaması 2004’te başladı. Antalya’yı 2004 yılının ocak-eylül döneminde 1 milyon 866 bin 855 Alman turist, toplam turist sayısı pastasında 38.23 payla ilk sırada yer aldılar. Türk turizminde “altın dönem” olarak anılan 2005 yılının aynı döneminde ise Antalya’ya 2 milyon 46 bin 27 Alman turist geldi. Geçen yılın aynı döneminde Antalya’da tatil yapan milletler arasında Alman turistlerin oranı yüzde
31.75’e düştü. Bu dönemde Antalya’ya 1 milyon 651 bin 950 Alman turist geldi.

2004 yılının ocak-eylül aylarını kapsayan 9 aylık dönemde Antalya’ya gelen turistler arasında 972 bin 548 ile yüzde 19.92 paya sahip olan Rus turist oranı 2005’in aynı döneminde yüzde 20.54’e çıktı. Bu dönemde Antalya’ya 1 milyon 184 bin 995 Rus turist geldi. Rus turist sayısı 2006’ın 9 aylık bölümünde de artış gösterdi ve 1 milyon 227 bin 219 Rus turist, Antalya’ya gelen turistler arasında yüzde 23.59’luk payı aldı.

Bu yılın 9 aylık döneminde ise Antalya’ya gelen Rus turist oranı yüzde 27.32’ye ulaştı.

Yılbaşından eylül ayı sonuna kadar 1 milyon 709 bin 127 Rus Antalya’da tatil yapmayı tercih etti. Bu dönemde Antalya’ya gelen Alman turistlerin oranı ise yüzde 27.27’de kaldı ve Ruslar, “kıl payı” da olsa Almanları geçmeyi başardı.

Bu arada Antalya’da tatil yapan Hollandalı turistlerin oranı da düşmeye başladı. 2004 yılında bölgeye gelen turistler arasında yüzde 8.13 payla üçüncü sırada yer alan Hollandalı turist oranı 2005’te yüzde 7.8’e, 2006 yılında yüzde 5.93’e düştü. Bu yılın 9 aylık döneminde ise Hollandalı turistlerin oranı yüzde 5.09’a geriledi.

Antalya’ya ülkelere göre gelen turistler arasında Ukrayna yüzde 4.85 ile dördüncü sırada yer alırken, bu ülkeyi sırasıyla yüzde 3.95 ile İsrail, yüzde 2.94 ile İngiliz, yüzde 2.80 oranıyla Avusturya, yüzde 2.68 ile Belçika, yüzde 2.54 ile İsveçli ve yüzde 2.46 ile Fransız turistler izledi.

Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Antalya’ya gelen turistler arasında Portekizlilerin oranı dikkat çekmeye başladı.

Portekizli turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 133.52 arttı. Bu ülkeden sonra en büyük artış ise yüzde 125.63 ile Romen, yüzde 91.61 ile Kazak, yüzde 87.66 ile Macar, yüzde 85.32 oranıyla Letonya, yüzde 78.87 ile İran, yüzde 73.08 ile Suudi Arabistan yüzde 65.41 oranla Slovenyalı turistler de oldu.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  <<  251  252  253  254  255  256  257  258  [259]  260  >>  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 13961681 (Heute: 2617)