Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Friday, 23. February 2018
Aktuell

16.07.2007 919
ABD'den Türkiye-İran işbirliğine tepki

ABD, Türkiye ile İran arasındaki doğalgaz mutabakatına sert tepki gösterdi. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği sözcüsü Kathryn Shallow, ''ABD, İran ile yapılan her türlü işbirliğine karşıdır'' dedi.

Elçilik sözcüsü ABD'nin İran'a yatırım yapılmasına ve İran'la herhangi bir şekilde işbirliğine gidilmesine karşı olduğunu belirtti.

Shallow, İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları aleyhine nükleer faaliyetlerine devam ettiğini savunarak, "Bu şartlarda İran'a enerji konusunda daha çok güvenmek akıllıca görünmüyor" dedi.

ABD'nin Türkiye ile Hazar geçişli enerji projeleri üzerinde işbirliğini sürdürdüğünün altını çizen sözcü, Avrupa'ya İran dışında kaynak ve rotalardan gaz tedariki için çalıştıklarını belirtti.

"Rusya'ya atılan çalım"

Türkiye ile İran arasında varılan doğalgaz konusundaki ön anlaşma, Türkiye'nin Rus doğalgazına bağımlılığının kalkması ve "öldü" denilen Nabucco Projesi'nin "yeniden canlanması" olarak yorumlandı. Ancak uzmanlar ayrıntıları tam olarak netleşmeyen bu anlaşmaya temkinli yaklaşıyor.

İran Petrol Bakanı Kazım Veziri Hamaneh'in ani Türkiye ziyareti ile varılan anlaşma medyaya "Rusya'ya atılan çalım" olarak yansıdı.

Buna göre İran, Türkmen gazını Türkiye'ye taşımaya razı oldu. Bu gazın İran gazı ile birlikte Nabucco hattı üzerinden Avrupa'ya taşınacağı ifade ediliyor.

Türk-İran anlaşması Rusya'nın Türkiye'yi by-pass eden "Güney Akımı" boru hattına karşı, Nabucco'yu canlandıracak bir hamle gibi görünüyor.

Anlaşma ayrıca Türkiye'nin İran'daki Pars gaz sahasının üç fazının işletmesini öngörülüyor. Bu da doğalgazda Rusya'ya bağımlılığının azalması demek.

Ferai Tınç: "Kesin yargıya varmak için erken"

Anlaşmanın detayları henüz net değil. Hürriyet gazetesi yazarı Ferai Tınç'a göre "iş bitti" gibi kesin yargıya varmak için henüz erken.

Ferai Tınç, "Türkiye ile İran arasında yapılan anlaşma nihai kesin bir anlaşma değil, üretilen gazı Türkiye alacak mı, yoksa yap-işlet-devret mi olacak? Biraz öyle gözüküyor çünkü İranlı yetkililer payback yani geri alımla ödeyeceklerini söylüyorlar bu yatırımları" diyor.

Uluslararası enerji uzmanı Necdet Pamir'e göre ise anlaşmanın hayata geçirilmesi sanıldığı kadar kolay olmayabilir.

Pamir, "Ortadoğu'daki mevcut gelişmeler özellikle ABD yönetiminin, neoconların İran'ın nükleer silah elde edeceğine yönelik kaygıları nedeniyle uyguladıkları ambargo sonucu böylesi bir anlaşmanın pratiğe geçmesi pek mümkün gözükmüyor. İran'a ve Libya'ya uygulanan ambargolarla ilgili, pratikte bir ülkenin ya da şirketin İran'a 20 milyon dolardan fazla yatırım yapması çok mümkün görünmediğinden bu anlaşmanın da Amerikan politikalarından ötürü hayata geçmesi çok mümkün görünmüyor" diyor.

Türkiye-İran arasında enerji anlaşması

Türkiye ve İran arasında, Ankara'da 13 Temmuz gecesi geç saatlerde enerji konusunda bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Mutabakat zaptı ile, İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması için önemli bir adım atıldığı bildirilmişti.

GÜNEY AKIM BORU HATTI:

İtalyan Eni ve Rus enerji devi Gazprom'un ortak projesi. Yunanistan da projede yer alacağını açıkladı. Projeye göre, Rus doğalgazı Karadeniz'den geçirilerek Bulgaristan'dan Avrupa'nın kuzeyi ve güneyine ulaştırılacak. 900 kilometrelik boru hattı, deniz seviyesinin 2 bin metre altından döşenecek.

Yaklaşık 10 milyar dolara malolacağı tahmin edilen 3 bin 200 kilometrelik hattın 3 yılda (2010) tamamlanması öngörülüyor. Proje ile Hazar gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştıracak olan Nabucco projesinin geri plana itildiği belirtiliyor.

NABUCCO PROJESİ:

Adını İtalyan besteci Guiseppe Verdi'nin bir operasından alan Nabucco projesi ile Hazar doğalgazının Türkiye üzerinden - Rusya devre dışı bırakılarak - Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya güzergahını izleyerek Avrupa'ya taşınması öngörülüyor.

Proje, Rusya'nın doğalgazı bir "silah" olarak kullanmasına karşı, Avrupa Birliği'nin ilk kayda değer ortak enerji girişimi olarak nitelendiriliyor.

3 bin 300 kilometrelik bu boru hattı projesinde şu anda, Avusturyalı OMV, Bulgargaz, Macar MOL, Rumen Transgaz ve Türk BOTAŞ yer alıyor. Fransız şirket Gas de France da altıncı ortak olarak katılmak istiyor.

2012'de faaliyete geçmesi hedeflenen boru hattı ile yılda 25.5 milyar metreküp doğalgazın taşınması hedefleniyor.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

16.07.2007 918
Turkey: Islam and Laicism Between the Interests of State, Politics, and Society

Türkiye'de Islam ve Laiklik Raporu (orjinal metin)

Alman Peace Research Institute Frankfurt'da (PRIF) "Turkey: Islam and Laicism between the Interests of State, Politics, and Society" raporu yayinlandi. Raporu Cemal Karakas kaleme aldi.

Abstract

Hundreds of thousands of people in Turkey gathered in April and May 2007 to protest against the Presidential aspirations of the current foreign minister Abdullah Gül of the conservative religious Justice and Development Party (AKP). They feared that Gül’s election would result in a massive Islamization of state, politics and society and would spell then end of the country’s republican and laicist form of government. The Kemalist military openly threatened a coup if Gül was elected. Prime Minister Recep Tayyip Erdogan relented and called early elections. While this has defused the crisis for the short term, the following question remains highly controversial: what role should Islam play in state, society and politics?

Cemal Karakas’ report examines the ambivalent relationship between Islam and laicism in Turkey. Karakas analyzes the processes of desecularization and the politicization of Islam in Turkey and investigates to what extent the ruling AKP represents a threat to Turkey’s republican form of government.

Karakas concludes that state, politics and society are for the most part secularized and that the AKP does not pose an “Islamist peril.” Moreover, he shows that Islam in Turkey has been politicized in two distinct ways: (a) by the state, with the goal of secularizing the population, homogenizing confessional groups and preserving the country’s territorial integrity by propagating a republican and ethno-nationalist state Islam; and (b) by parties and social groups, with the goal of breaking the Kemalist monopoly on the interpretation of Islam, exploiting anti-Western resentments and ending restrictions on religious freedom. On the whole, the Kemalist interpretation of laicism is authoritarian and undemocratic and is therefore in need of reform.

Kaynak: www.hsfk.de ... »

16.07.2007 917
Türkische Gemeinde - "Wir werden wie kleine Kinder behandelt"

Kenan Kolat, Chef der Türkischen Gemeinde in Deutschland, erklärt im FR-Interview, warum sein Verband dem Integrationsgipfel fernbleibt.

Herr Kolat, was haben Sie dagegen, wenn junge türkische Zuwanderinnen Deutsch lernen?

Gar nichts. Die Frage ist, ob es vor der Einreise geschehen soll, wie es im neuen Zuwanderungsgesetz verlangt wird, oder nach der Einreise. Wir sagen: Dies soll nach der Ankunft hier in Deutschland geschehen.

Hat Unionsfraktionschef Kauder Recht, wenn er sagt, viele Funktionäre rufen zu schnell Diskriminierung und unternehmen zu wenig gegen das Integrationsproblem von Frauen?

Das ist völlig daneben. Beim Deutschlernen ist doch das Problem, dass das Gesetz für die Einreise Unterschiede nach Staaten macht. Einige Länder werden von dieser Regel ausgenommen, weil sie gute wirtschaftliche Beziehungen zu Deutschland haben. Was hat das mit Integration zu tun? Außerdem bemühen wir uns seit Jahren, die Deutschkenntnisse von Migranten zu verbessern. Ich lade Herrn Kauder ein, mit mir in Hamburg einen Deutschkurs für Migrantinnen zu besuchen. Dieses Projekt ist erfolgreich und soll bundesweit angeboten werden.

Finden Sie nichts Gutes am Zuwanderungsgesetz? Viele heben den Anreize hervor, bereits nach sechs statt nach acht Jahren eingebürgert werden zu können.

Auf die zwei Jahre kommt es nicht an. Der Tenor des Gesetzes ist falsch. Wir müssen zu einer anderen Sichtweise der Integration kommen. Wir müssen weg von Sanktionen hin zu Anreizen. Wir schlagen vor: Wer vor der Einreise freiwillig Deutsch lernt, sollte schneller eine unbefristete Aufenthaltsgenehmigung bekommen.

Ankara argumentiert wie Sie, das Zuwanderungsgesetz verstoße gegen herrschendes Gesetz. Sind Sie Bündnispartner?

Nicht in allen Fragen sind wir mit der türkischen Regierung einer Meinung. Wenn sie allerdings so argumentieren wie wir, können wir nicht dagegen sein.

Was hat das Zuwanderungsgesetz mit dem Integrationsgipfel zu tun?

Sehr viel. Der Gipfel hat einen immensen psychologischen Effekt. Außerdem bestimmt das Gesetz den Rahmen von allem. Wenn der nicht stimmt, dann stimmt auch der Inhalt des Gipfels nicht.

Hat Sie Ihre Drohung, dem

Gipfel fern zu bleiben, isoliert?

Das glaube ich nicht. Wir werden auch sehr gelobt. Vor allem haben wir die Tücken des Zuwanderungsgesetzes in die öffentliche Diskussion gebracht. Wir schlagen seit 18 Monaten immer wieder kleine Änderungen vor. Diese wurden bisher immer abgelehnt. Wir werden wie kleine Kinder behandelt, die nichts von dem Gesetz verstehen. Die türkische Bevölkerung wird schlicht nicht ernst genommen. Das hauptsächliche Hindernis ist jedoch die Problemanalyse. Inzwischen wird so getan, als ob wir diejenigen sind, durch die die Probleme entstehen.

Hat Ihnen Ihre Drohung nicht mehr geschadet als genutzt?

Wir wissen, dass wir am Tag des Integrationsgipfels das Gesetz nicht ändern können. Wenn die Regierung diese Sache ernst nähme, hätte sie sagen können: Wir akzeptieren Ihre Kritik nicht, lassen Sie uns aber trotzdem über die Punkte reden und über Änderungen diskutieren. Mit dem Gesetz hat die Bundesregierung unsere ausgestreckte Hand ausgeschlagen.

Was muss geschehen, damit Sie an den Verhandlungstisch des Gipfels zurückkehren?

Es ist für die Regierung natürlich nicht einfach zurückzurudern. Der Gipfel wird ohne uns laufen. Man muss abwarten, wie die Regierung dann reagiert. Wir sind zu einem konstruktiven und gleichberechtigten Gespräch mit Kanzlerin Angela Merkel über Modifizierungen des Gesetzes bereit.

Interview: Andreas Schwarzkopf

Quelle: www.fr-online.de ... »

16.07.2007 916
Nachtrag - IG Metall: Verschärfung des Zuwanderungsrechts ist integrationshemmend

Frankfurt/Main - Die IG Metall hat das vom Bundestag beschlossene "Gesetz zur Umsetzung der asyl- und aufenthaltsrechtlichen Richtlinien der Europäischen Union" kritisiert. "Die Verschärfungen im Zuwanderungsgesetz und Verschlechterungen beim Staatsangehörigkeitsrecht sind unverhältnismäßig, diskriminierend und integrationshemmend", sagte IG Metall-Vorstandsmitglied Wolfgang Rhode am Mittwoch in Frankfurt. Die Verschärfungen stünden im Widerspruch zu den Zielen des Nationalen Integrationsplanes, der am morgigen Donnerstag von der Bundesregierung vorgestellt werden soll.

Die IG Metall unterstütze die Absicht der Bundesregierung, mit dem Nationalen Integrationsplan die Migrations- und Integrationspolitik in Deutschland auf eine neue Grundlage zu stellen. Deshalb habe die IG Metall bei der Entwicklung des Nationalen Integrationsplanes mitgewirkt und konkrete Maßnahmen vorgeschlagen. Von zentraler Bedeutung seien spezielle bildungs- und arbeitsmarktpolitische Fördermaßnahmen, beispielsweise Sprachangebote sowie die Aus- und Weiterbildung für Jugendliche und arbeitssuchende Migranten. "Die gleichberechtigte Teilhabe der Migrantinnen und Migranten am politischen, wirtschaftlichen und betrieblichen Leben ist eine wichtige Voraussetzung für ihre erfolgreiche Integration in die Gesellschaft", sagte Rhode. Dazu seien konkrete integrationsfördernde Konzepte notwendig und nicht die Verschärfung von Gesetzen. In einem Brief an die Bundeskanzlerin Angela Merkel habe die IG Metall ihre Kritik dargelegt und appelliert, "sich weiterhin für den gleichberechtigten und demokratischen Prozess des Dialogs und der
tatsächlichen Integration einzusetzen".

Gleichzeitig kritisierte Rhode die derzeitigen Vorstöße, den Fachkräftemangel in eine "Einwanderungs-Offensive" umdefinieren zu wollen. "Die IG Metall ist nicht gegen neue Zuwanderungsmöglichkeiten für Nicht-EU-Bürger, es ist aber nicht akzeptabel, dass Aus- und
Weiterbildungsanstrengungen in Deutschland systematisch heruntergefahren und die Lücken im Fachkräftebereich nun durch Anwerbung von ausländischen Fachkräften gefüllt werden sollen. Deutschland muss die eigenen Fachkräfte-Potentiale nutzen, bevor es diese Potentiale anderen Ländern entzieht", sagte Rhode.

16.07.2007 915
Bu da 'ırkçılık' değilse

Oktay EKŞİ

HANİ insanlar için denir ya, "Yedisinde ne ise yetmişinde de o’dur" diye...

Galiba kadim dostumuz (!) Almanları da değiştirmek mümkün olmayacak... Nitekim İkinci Dünya Savaşı’ndan aldıkları dersle, "demokrasi, eşitlik, insan hakları, hukuk" gibi temel değerleri bugüne kadar başarıyla uyguladıklarını düşündüğümüz sırada, tuttu eski huyları depreşti...

Ve bir zamanlar Yahudilere karşı uyguladıkları "ırkçı" politika, döndü dolaştı, Federal Meclis’in iki kanadından da geçen yeni "Göç Yasası" ile Türkler için hortladı.

Daha önce de değinmiştik ama, seçim hayhuyu içinde gürültüye gitmiş olabilir diye bu ağır suçlamayı neden yaptığımızı özetleyelim:

Biliyorsunuz Almanya’da 3 milyona yakın Türk bulunuyor. Bunlardan bir kısmı Alman vatandaşlığına geçmiş durumda.

Ama ister Alman vatandaşı olsun, ister olmasın, bir Türk eğer evlenir de eşinin de kendi yanına gelmesini isterse, bundan böyle tam anlamıyla yandı demektir.

Çünkü yeni yasa -örneğin- kocasının yanına gidecek olan eşin Almanya’ya girmeden önce "yeterince Almanca bilip bilmediğini" ortaya koyan bir sınavdan geçmesini emrediyor. Örneğin 10 yahut 20 yıl önce Alman vatandaşı olan Ahmet, tutar Türkiye’de yaşayan bir Türk kızıyla evlenirse, eşini yanına alabilmesi için Fadime’nin "dil sınavını" kazanması gerekecek. Ama aynı Ahmet, Amerika’lı, İsrail’li, Güney Kore’li bir kadınla evlenirse eşi Almanca’nın "A"sını bilmese bile, elini kolunu sallayarak Almanya’ya girecek.

Dahası... Diyelim ki Ahmet gibi sonradan değil de doğuştan Alman vatandaşı olan Hans adında biri Türkiye’den Ayşe ile evlendi ve eşini Almanya’ya götürmek istedi... Yasa bu takdirde Ayşe’nin "Almanca bilmesini" hiç de gerekli saymıyor.

Şimdi söyler misiniz? Aynı koşulları taşıyan iki insana sırf farklı ulusal kökenden geldiği için farklı işlem yapılmasını emreden yeni Göç Yasası "ırkçı" bir görüşü yansıtmıyorsa neyi yansıtıyor?

İşte bu "hukuk skandalı"nı protesto etmek için Almanya’daki Türkler kapsamlı ve örgütlü bir tepki ortaya koydular. Alman hükümetinin orada yaşayan yabancı kökenli azınlıklarla diyalog geliştirme amacıyla düzenlediği "Uyum Zirvesi"ne katılmadılar. Bir başka deyişle Federal Almanya Başbakanı Angela Merkel’in dün kendileriyle görüşme amacıyla yaptığı çağrıyı protesto ettiler.

Gerçi bu olayı izleyen Hürriyet Temsilcisi Ahmet Külahçı hem sütununda hem de toplantıda onların görüşlerini dile getirdi. Ayrıca Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat da tepkisini "Bir yerde Türk toplumunun ’DUR! demesi gerekiyordu. Biz de ’DUR!’ dedik" sözleriyle ifade etti. Ama şimdilik belli olan o ki, tepkiler Alman hükümetini ikna etmeye yetmedi.

Buna rağmen çare henüz tükenmedi. Örneğin Federal Almanya Cumhurbaşkanı’nın bu yasayı imzalamaması ve yürürlüğe girmesini engellemesi hálá mümkün. Keza yasanın Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu çok açık. Gerekirse kavga oralarda kazanılacak.

Oktay EKŞİ
oeksi@hurriyet.com.tr

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  <<  291  292  293  294  295  296  297  298  299  [300]  >>  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14177968 (Heute: 4243)