Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Tuesday, 12. December 2017
Aktuell

16.07.2007 914
Danimarkalılar Türkiye’nin AB üyeliğine soğuk

Danimarka gazetesi Jyllands-Posten’in yaptığı ankete göre Danimarka halkının %55.7’si Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olduğu belirlendi.

4 – 7 Haziran tarihleri arasında yapılan ankette halkın %29.9’unun Türkiye’nin üyeligini desteklediği belirlenirken, geri kalan %15.2’sinin ise kararsız olduğu ortaya çıktı.

Ankette ayrıca muhafazakar ve liberal bir koalisyondan oluşan hükümetin ve muhalefet partisinin oy verenlerinin hükümetin tavrının tersine Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğu belirtildi.

Eurobarometer’ın tüm Avrupa çapında Nisan-Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan anketine göre Danimarka halkının %51’inin AB’nin daha fazla genişlemesini destekledikleri de ortaya çıktı.

Tüm Avrupa çapında ise AB vatandaşlarının %49’u genişlemenin devam etmesine destek veriyor. Buna karşın anket, AB vatandaşlarının %39’unun AB’nin daha fazla genişlemesine karşı olduğu sonucuna vardı. Ayrıca halkın %12’sinin bu konuda fikir belirtmek istemediğinin altı çizildi.

Kaynak: www.abhaber.com ... »

16.07.2007 913
Danıştay'ın kararı şenlikle kutlandı

Uşak'ın Eşme ilçesinde altın arama faaliyetleriyle ilgili Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine köylüler şenlik düzenledi.

Kışladağ mevkiinde bulunan altın madeni hakkında Danıştay 6'ncı Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararı İnay köyünde sevinç yarattı.

Köylüler iki yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesinde kendileri lehinde karar çıkmasını köy meydanında 'Siyanürcü Güle Güle Şenliği' adı altında kutladı.

Kefen giyip, pankartlarla yürüyüş yapan köylüler bölgede altın arayan firmayı protesto etti.

Yaklaşık bin kişinin katıldığı yürüyüşte 'siyanürcü şirket, şehrimizi terk et' sloganı atıldı.

Konuşmaların ardından köylüler çalınan davul, zurna ve saz eşliğinde oyunlar oynadı, halaylar çekti.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

16.07.2007 912
Türkmen gazı İran üzerinden Türkiye'ye geliyor

Türkiye'nin İran'la yaptığı sürpriz doğalgaz anlaşması, büyük yankı uyandırdı. Önceki gece imzalanan mutabakat zaptı, Türkmenistan ve İran doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını öngörüyor.

Ayrıca Tahran yönetimi, 3 gaz sahasını ihalesiz olarak Ankara'ya verecek. Reuters Haber Ajansı, Türkiye'nin yılda 20 milyar metreküp gazı İran'dan çıkarıp ülkesine taşıyacağını vurguladı. İran ilk defa Türkmenistan gazının kendi toprakları üzerinden geçerek Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya açılmasını kabul etti. Seçim çalışmalarını sürdürdüğü Ordu'da gazetecilerin sorularını cevaplayan Enerji Bakanı Hilmi Güler, enerji köprüsü olma konusunda büyük gayret gösterdiklerini söyledi.

Enerji arzı güvenliğini gerçekleştirmek için önemli projeler üzerinde çalışıldığını söyleyen Güler, "Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi ve Şah Deniz projesi gibi, Yunanistan hattı gibi yeraltı projelerini gerçekleştirdik. Bu noktada bizim doğalgaz alım anlaşmaları yaptığımız ülkelerle de görüşmelerimiz sürdürülüyor. Bunların içinde Rusya ile çalışmamız sürüyor. Cezayir ve Nijerya ile de çalışmalar yaptık. Azerbaycan ile Azeri gazı üzerinde projeleri gerçekleştirdik." dedi. İran'ın da Türkiye'nin doğalgaz aldığı ülkelerden birisi olduğunu ifade eden Güler, iki ülke arasında boru hattı olduğunu ve bu çalışmaların uzunca bir süredir sürdüğünü kaydetti. Ayrıca, AB ülkelerinin de İran doğalgazı alımı üzerinde Nabucco Projesi çerçevesinde görüşmelerinin sürdüğüne işaret eden bakan, şöyle konuştu: "Bizim de İran ile olan görüşmelerimiz uzun bir süredir sürmekteydi. İran'ın, AB ülkelerine gaz vermesi noktasındaki talebine karşılık biz de bazı istekleri görüştük. Sonuç itibarıyla İranlı Bakan Hamaneh ve ilgili kişilerle bir mutabakat zaptını görüştük ve imzaladık. Bu bağlamda biz Türkmen gazının İran üzerinden Türkiye'ye geçirilmesini, İran gazının da Avrupa'ya taşınması noktasında bir mutabakat zaptı imzaladık. İran, doğalgazda bazı kuyuların işletilmesinde bize müsaade edeceklerini ifade etti. Çalışma grupları bu noktada diğer çalışmaları da yapacaklar ve tamamlayacaklar. Bu anlamda ortak projeler gelişmiş olacak."

Geçen cuma gece yarısı imzalanan anlaşma hakkında bilgi veren Botaş'tan üst düzey bir yetkili, iki bakan arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından uzmanlar düzeyinde bir aylık teknik çalışma yapılacağını söyledi. Bu çalışma sonrasında elde edilen sonuca göre süreç başlayacak. Anlaşmanın enerji köprüsü olmak isteyen Türkiye'ye büyük bir prestij kazandıracağını aktaran bir başka yetkili ise işbirliğinin, Rusya'ya karşı yapılan bir hamle olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı: "Rusya'ya karşı bir hamle olarak lanse edilmesi yanlış. Rusya buna yeni boru hatlarıyla cevap verebilir. Bu da bizim için zararlı sonuçlar doğurabilir."

Türkiye İran'da doğalgaz üretecek

Gece geç saatlere kadar yapılan görüşmelerde, İran ile Türkiye arasında tahkime kadar giden mevcut doğalgaz sorunlarına değinilmediği öğrenildi. İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması ve enerji konusunda ortak yatırım yapılması konularının görüşüldüğü toplantıdan sonra iki bakan, enerji, petrol ve doğalgaz konularındaki mutabakat zaptına imza koydu. İki günlük uzmanlar toplantısının sonunda imzalanan mutabakat zaptına göre, iki ülke, İran gazının Türkiye üzerinden, Türkmenistan doğalgazının da İran ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması konusunda anlaştı. Ayrıca, İran'ın Asaluye kentindeki doğalgaz geliştirme alanında işbirliği yapılması ve petrol ticaretindeki işbirliğinin devam ettirilmesi konularında görüş birliğine varıldı.

Anlaşma, İran basınında geniş yer bulurken, İran Petrol Bakanı Hamaneh de, İran'ın resmi ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkenin petrol ve gaz işbirliği konusunda 'çok büyük bir adım' attığını söyledi. İki ülke yetkilileri arasında enerji konusunda daha önce de görüşmeler olduğunu, ancak bunlardan bir sonuç alınamadığını belirten Hamaneh, "Ama petrol ve gaz konusunda büyük bir adım attık ve İran'ın Türkiye üzerinden Avrupa'ya doğalgaz göndermesi konusunda anlaştık." dedi. İran gazının Avrupa'ya taşınması için doğalgaz boru hattı inşa edilmesi gerektiğini belirten konuk bakan, bunun için oluşturulacak projeye iki ülkenin eşit oranda katılacağını kaydetti. Hamaneh, İran'ın Asaluye kentindeki Güney Pars doğalgaz havzasındaki geliştirme projesine Türkiye'nin de katılması ve bu konuda işbirliğinin geliştirilmesi yönünde de mutabakata vardıklarını belirtti. İranlı bakan, İran'ın doğalgazı kendisinin mi ihraç edeceğini, yoksa Türkiye'nin gazı alıp da mı satacağının sorulması üzerine de, "İran, Türkiye üzerinden doğalgazı Avrupa'ya ihraç edecek." dedi.

'Ankara olmadan enerji güvenliği sağlanamaz'

Avrupa'ya doğalgaz ulaştırması konusunda ülkeler arasında büyük bir mücadele yaşanırken, İngiliz The Sunday Times gazetesi, enerji kaynaklarının, 'yeni soğuk savaş'a sebep olduğunu ve Batı'nın enerji güvenliğinin Türkiye olmadan sağlanamayacağını yazdı. Batı'nın enerji kaynakları güvenliğinde karşılaşılan sorunlara dikkat çeken gazete, 'Enerji: Yeni soğuk savaş' başlıklı analizinde enerji güvenliğinin 'ulusal ve ekonomik güvenlik' ile eşanlamlı olacağına işaret etti.

Rusya'nın enerji kaynaklarını dış politika gündemini ilerletmek için kullanacağını kanıtladığını savunan gazete, "Rusya'nın petrol dolarları, 2015'e kadar silahlı kuvvetlerinde yapılacak 189 milyar dolarlık reformu finanse ediyor." diye yazdı. Gazete, Moskova'nın, Avrupa Konvansiyonel Kuvvetleri Antlaşması'ndan (AKKA) çekilmekte olduğuna işaret etti. AB'nin, iddialı bir enerji güvenliği gündemini üstlenmek konusunda askerî yetenekleri ve siyasi iradesinden yoksun olduğu için yetersiz kalacağı için NATO'nun da kilit bir rol oynaması gerektiğini kaydeden gazete, şu görüşleri dile getirdi:

"Her ikisi NATO'nun değerli üyeleri olan Norveç ve Türkiye, AB üyesi değiller. Hiçbir enerji güvenliği stratejisi, bu iki devletin desteği olmadan yürüyemez. Her ikisi, Sovyetler Birliği ile sınırı olan tek NATO üyesi oldukları için Soğuk Savaş sırasında hayati rol oynadılar. Soğuk Savaş sonrası jeostratejik önlemleri, aynı biçimde geçerli olmayı sürdürüyor. Güneyde Türkiye, kaynak zengini Kafkaslar ve Hazar havzası için ana kapısıdır."

Enerji devleri eylülde İstanbul'da buluşuyor

Öte yandan, enerji yatırımları ile dünyanın ilgisini çeken Türkiye, eylül ayında bu alanda önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı öncülüğünde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Türkiye Petrol Jeologları Derneği işbirliğinde gerçekleştirilecek Karadeniz Petrol ve Gaz Zirvesi, 5-6 Eylül 2007 tarihinde İstanbul'da yapılacak. Zirveye, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülke enerji kuruluşlarının yanı sıra Türkiye ile bu alanda ortak işbirliği yapan diğer ülke yetkilileri katılacak. Toplantıda, 'Bölgesel işbirliği, enerji güvenliği ve AB ile ilişkiler, Hidrokarbon potansiyeli, derin deniz arama fırsatları ve zorlukları, arama-sondaj-üretim-taşımacılık teknolojileri, çevre ve boğazların güvenliği, boru hatları ve deniz yolları, karşılıklı bölgesel fırsatlar' gibi güncel konular tartışılacak.

Ercan Baysal, Yasin Çanakçı, Ankara, Ordu

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

16.07.2007 911
ABD'nin PPK'ya silah verdiği ortaya çıkarsa ilişkiler darmadağın olur

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, "ABD'nin terör örgütü PKK'ya silah sağladığının" ortaya çıkması durumunda, bunun Türkiye-ABD ilişkilerini "darmadağın" edeceğini belirterek, konunun araştırıldığını söyledi.

Gül, Kanal A'da yayınlanan "Gündem Ankara" adlı programda çeşitli konulara ilişkin soruları yanıtladı.

"Geçtiğimiz hafta bazı PKK itirafçılarının, Amerikalıların PKK terör örgütüne silah konusunda destek verdiğini söyledikleri" hatırlatılarak, "Amerikalıların doğrudan destek verdiği yönünde tespitler var mı?" yönündeki soruya, Gül şu yanıtı verdi:

"Bizim ispatladığımız bir durum yok. Ama ortada böyle bir iddia var ve bu iddiayla ilgili sorgulamada da inandırıcı bir şekilde itiraflar söz konusu olunca, bunlarla ilgili girişimde bulunuldu, bunlarla ilgili bilgi istendi. Irak kaos, kargaşa içerisinde. Tabii ki, ABD ordusu da bir çok Avrupa ordusu da Irak'a silah veriyor, Irak'ta yeni bir ordu oluşturuluyor. Oradan satılabilir, oradan verilebilir. Nitekim bazı teröristler üzerindeki yakaladığımız silahların menşeini araştırdığımızda, bunların iyi niyetli olarak Irak ordusuna verilen silahlar olduğunu öğrendik."

ABD'nin terör örgütü PKK'ya silah sağlıyorsa bunun mutlaka ortaya çıkacağını kaydeden Abdullah Gül, şöyle devam etti:

"Böyle bir şey ortaya çıktığında da her türlü ilişki darmadağın olur. Araştırıyoruz. Kendisi, terör örgütü olarak ilan etmiş. Kendisi, terör örgütünün başının bir zamanlar yakalamış, bize teslim etmiş. Mali kaynaklarını kurutmak için müşterek çalışmalar yapılıyor, böyleyken tutup da kendi arabalarıyla götürüp silah vermeleri pek akıllıca iş değil. Yani verecekse el altından verir, verecekse Irak arabalarıyla götürür verir. Bu bakımdan hemen doğru diyemeyiz. Bunlar oyun da olabilir. Bunlar Türkiye ile ABD arasını bozmak için de olabilir. Madem ki böyle bir iddia var, bununla ilgili girişimde bulunmak, bunun arkasını takip etmek durumundayız."

Türkiye ile ABD arasında imzalanan "Ortak Vizyon Belgesinin" uygulanıp uygulanmadığının sorulması üzerine de Gül, belgenin sadece terörle mücadele ile ilgili olmadığını, ekonomi, bilim, kültürel çalışmalar, finans gibi alanları da kapsadığını hatırlattı ancak, "Terörle mücadelede belli bir noktaya gelindi ama arzu edilen düzeye henüz erişilemedi" dedi.

-"IRAK'IN KENDİNE BİR FAYDASI YOK Kİ, BİZE TEHDİT OLACAK"

Bakan Gül, "Size göre Kuzey Irak'tan, oradaki Kürt yönetiminden Türkiye'ye dönük bir tehdit var mı?" yönündeki bir soruya ise şu karşılığı verdi:

"Irak'ın kendine bir faydası yok ki, bize tehdit olacak. Ama şöyle bir durum var, bir ülkede kaos, kargaşa, otorite noksanlığı varsa o ülkede her türlü terör örgütü cirit atar. Düşünebiliyor musunuz, insanların bulunduğu bir pazar yerine patlayıcı yüklü bir TIR girip, patlatılıyorsa bu tamamen bir terör olayıdır. Böyle bir ortam olduğu için bundan dolayı bir tehdit var. Otorite boşluğu, kaos, bundan faydalanan terör örgütlerinin serbest hareket etmesi ve orada her türlü silaha, patlayıcıya daha rahat ulaşabilmelerinden dolayı, terör örgütünün orayı serbest bölge gibi kullanabilmeye başladı, bunun yarattığı tabii bir tehlike var."

-IRAK'IN KUZEYİNE OLASI OPERASYON-

Önümüzdeki 1 ay içinde Irak'ın kuzeyine sınır ötesi bir harekat yapılmasının beklenip beklenmediğine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Gül, bu konuda birşey diyemeyeceğini ancak şartlara, gelişmelere göre herşeyin değişebileceğini belirtti.

Terör örgütü PKK'nın, Iraklılar veya Amerikalılar tarafından kontrol altına alınması durumunda Türkiye'ye gerek kalmayacağını ifade eden Gül, "Ama eğer hiç kimse birşey yapmaz ve onlar da Türkiye aleyhinde faaliyetlerine devam ederlerse, biz de elimiz kolumuz bağlı durmayız" diye konuştu.

-TUZHURMATU'DAKİ SALDIRI VE KERKÜK REFERANDUMU-

Dışişleri Bakanı Gül, Irak'ın kuzeyindeki Tuzhurmatu kentindeki saldırının ardından Türkiye'nin yaptığı yardımları hatırlatarak, "Saldırıyı yapanların bazı uluslararası terör örgütleri olduğu yönünde bize bilgiler geldi" dedi.

Kerkük referandumunu ertelenme olasılığına ilişkin ise Gül, "Ertelenmesini büyük bir ihtimal olarak görüyorum" diyerek, Türkiye'nin referandumun ertelenmesi için çok çalıştığını kaydetti.

-ABD ASKERLERİNİN IRAK'TAN ÇEKİLMESİ-

Irak'tan Amerikan askerlerinin 120 gün içerisinde çekilebileceğini tahmin etmediğini söyleyen Gül, Iraklılara bir gün Amerikalıların gideceği ve Türkiye ile komşusu olarak yaşayacaklarını hatırlattıklarını, özellikle de Irak'ın kuzeyindeki Kürtlere "Türkiye ile dostluğunuzu bozmayın" mesajını verdiklerini belirtti. Gül, "Türkiye'nin dostluğu kıymetlidir, düşmanlığı da çok tehlikelidir" dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AK Parti iktidarı döneminde, yasaların veto edilmesi ve Anayasa Mahkemesinin durdurma kararlarıyla daha önceki yıllarla kıyaslandığında "kabul edilemeyecek bir dirençle" karşılaştıklarını söyledi.

"Hükümetiniz sırasında karşılaştığınız en büyük engeller nelerdi?" yönündeki soruya Gül, şu yanıtı verdi:

"Çok sayıda yasa veto edildi ve bazen sürpriz mahkeme kararları çıktı. Buradan her mahkeme kararı yanlıştır, her veto yanlıştır anlamı çıkmasın. Ama daha önceki yıllarla karşılaştırıldığında burada gerçekten kabul edilemeyecek bir dirençle karşılaştık. Öyle şartlar oldu ki, savaş dönemini yaşadık. Hükümeti ilk kurduğumuzda komşumuzda büyük bir savaş hazırlığı oldu, onun çalkantılarını biz de hissettik. İçerden de bize göre engelleme oldu bunlar. Kendileri açısından haklı olabilirler ama biz biraz daha yapacağımız şeyleri yapamamış olduk."

AK Parti kurulmadan önce oluşturan acil eylem planında ilan edilen işlerin büyük bir kısmının yapıldığını belirten Gül, yapılamayanların kendi ellerinde olmadığını, bunların bir kısmının Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildiğini, bir kısmının da Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulduğunu kaydetti. Gül, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Genel Sağlık Sigortasını bunlara örnek gösterdi.

22 Temmuz seçimleri konusunda bütün vatandaşların oyunu almaya talip olduklarını belirten Gül, AK Partiyi "ideolojik bir parti" olarak görmemek gerektiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu seçimi güçlü bir şekilde kazanırsak ki, böyle olacağına inanıyorum. Yüzde 40'ın üzerinde oy alacağımıza inanıyorum. Geçen seçimlerden çok daha fazla oy alacağımıza inanıyorum. Yaptığımız reformlara kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bir ev düşünün ki, orada yangın vardı, o yangını söndürdük biz, bu evin döşenmesi lazım. Buna başladık, bunun devam etmesi lazım, yapacağımız şey budur.Türkiye'yi bir dönem daha kararlı ve güçlü bir şekilde yönetirsek, Türkiye'nin 4-5 sene sonra kişi başına 10 bin dolarlık gelire ulaşmasını kimse önleyemez. Bütün bunlar için istikrara, AK Parti'nin tek parti iktidarı olarak devamına ihtiyaç vardır ve şimdiye kadar yaptığımız bütün reformları sağlamlaştırmaya ihtiyaç vardır."

KABUL EDİLEMEYECEK BİR DİRENÇLE KARŞILAŞTIK

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AK Parti iktidarı döneminde, yasaların veto edilmesi ve Anayasa Mahkemesinin durdurma kararlarıyla daha önceki yıllarla kıyaslandığında "kabul edilemeyecek bir dirençle" karşılaştıklarını söyledi.

Gül, Kanal A'da yayınlanan "Gündem Ankara" adlı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

"Hükümetiniz sırasında karşılaştığınız en büyük engeller nelerdi?" yönündeki soruya Gül, şu yanıtı verdi:

"Çok sayıda yasa veto edildi ve bazen sürpriz mahkeme kararları çıktı. Buradan her mahkeme kararı yanlıştır, her veto yanlıştır anlamı çıkmasın. Ama daha önceki yıllarla karşılaştırıldığında burada gerçekten kabul edilemeyecek bir dirençle karşılaştık. Öyle şartlar oldu ki, savaş dönemini yaşadık. Hükümeti ilk kurduğumuzda komşumuzda büyük bir savaş hazırlığı oldu, onun çalkantılarını biz de hissettik. İçerden de bize göre engelleme oldu bunlar. Kendileri açısından haklı olabilirler ama biz biraz daha yapacağımız şeyleri yapamamış olduk."

AK Parti kurulmadan önce oluşturan acil eylem planında ilan edilen işlerin büyük bir kısmının yapıldığını belirten Gül, yapılamayanların kendi ellerinde olmadığını, bunların bir kısmının Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildiğini, bir kısmının da Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulduğunu kaydetti. Gül, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Genel Sağlık Sigortasını bunlara örnek gösterdi.

22 Temmuz seçimleri konusunda bütün vatandaşların oyunu almaya talip olduklarını belirten Gül, AK Partiyi "ideolojik bir parti" olarak görmemek gerektiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu seçimi güçlü bir şekilde kazanırsak ki, böyle olacağına inanıyorum. Yüzde 40'ın üzerinde oy alacağımıza inanıyorum. Geçen seçimlerden çok daha fazla oy alacağımıza inanıyorum. Yaptığımız reformlara kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bir ev düşünün ki, orada yangın vardı, o yangını söndürdük biz, bu evin döşenmesi lazım. Buna başladık, bunun devam etmesi lazım, yapacağımız şey budur.Türkiye'yi bir dönem daha kararlı ve güçlü bir şekilde yönetirsek, Türkiye'nin 4-5 sene sonra kişi başına 10 bin dolarlık gelire ulaşmasını kimse önleyemez. Bütün bunlar için istikrara, AK Parti'nin tek parti iktidarı olarak devamına ihtiyaç vardır ve şimdiye kadar yaptığımız bütün reformları sağlamlaştırmaya ihtiyaç vardır.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

16.07.2007 910
'Net dış borcumuz azalıyor'

DEVLET Bakanı Ali Babacan, bir ülkenin dış borcunda önemli olan konunun, net dış borcun, o ülkenin milli gelirine oranı olduğunu ifade ederek, bu çerçevede, 2002 sonunda, Milli Gelire oranı itibarıyla yüzde 49 oranında olan net dış borcun, 2006 sonu itibarıyla, yüzde 27.4 oranına gerilediğini vurguladı. Türkiye'nin, tek haneli enflasyondan sonraki hedefinin, tek haneli faiz olduğunu bildiren Babacan, enflasyonda tek hanenin sağlandığını, bundan sonra faizde de tek hanenin sağlanması için gayret gösterileceğini söyledi. Türkiye'de nominal faizlerin yüksekliğinin, enflasyonla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Babacan, enflasyonda daha düşük tek hanelere inildikçe reel faizlerin de gerileyeceğini kaydetti. Babacan, "Enflasyon yüzde 5-4 düzeylerine çekildiğinde, Türkiye tek haneli faizleri de görecek'' dedi. Babacan, Türkiye'de öngörülebilirliğin güçlenmesiyle, yabancı sermaye girişinin artacağını ifade etti. Devlet Bakanı Babacan, "Yıl sonu itibarıyla, itibarıyla, doğrudan yabancı sermaye girişinin 20 milyar doların oldukça üstünde olacağını tahmin ediyoruz'' dedi. Türkiye'nin, iki önemli çıpasının olduğunu vurgulayan Babacan, IMF'nin kısa vadeli politikalar açısından bir çıpa olduğunu, Avrupa Birliği'nin ise Türkiye açısından uzun vadeli bir çıpa olduğunu ifade etti.

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  <<  [301]  302  303  304  305  306  307  308  309  310  >>  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 13738062 (Heute: 2516)