Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Friday, 23. February 2018
Aktuell

28.06.2007 568
Fall Marco W. - Massive Kritik an deutschen Medien

Die Familie des britischen Mädchens, das angeblich in der Türkei von dem 17 Jahre alten Marco aus Deutschland missbraucht worden sein soll, vertraut auf die türkische Justiz.

Sie sehe keine Veranlassung, mit der Familie des Jungen in Uelzen zu sprechen, teilte die Familie in Manchester am Donnerstag mit. Sie würden auch keine Interviews mehr geben. Opfer sei nicht der 17-jährige Junge, sondern das 13 Jahre alte Kind. Die Familie hat inzwischen die Polizei eingeschaltet, um das Mädchen auch auf dem Schulweg vor Reportern zu schützen.

„Das Haus steht unter Polizeischutz“, sagte eine Sprecherin der Polizei in Manchester. Die Familie habe die Polizei kontaktiert, weil sie von den Medien belagert werde. „Es gab Belästigungen vor allem von der deutschen Presse.“ Bisher habe der Fall in Großbritannien keine große Aufmerksamkeit erregt. Zu der Haft des deutschen Jungen in der Türkei sagte die Sprecherin lediglich: „Das Mädchen hat britischen Rechtsschutz und es soll sexuell belästigt worden sein.“

Antalyas Generalstaatsanwalt verärgert

Auch der Generalstaatsanwalt von Antalya übte scharfe Kritik an der deutschen Berichterstattung. In seinen Augen stelle diese eine „versuchte Beeinflussung der Justiz“ dar, sagte Osman Vuraloglu nach türkischen Zeitungsmeldungen vom Donnerstag. Ähnlich verhalte es sich mit den wartenden Journalisten und Kamerateams vor dem Gefängnis.

Als „Taktlosigkeit“ bezeichnete der Generalstaatsanwalt den Anruf von Außenminister Frank-Walter Steinmeier (SPD), in dem sich dieser bei seinem türkischen Amtskollegen Abdullah Gül für eine Freilassung des 17-Jährigen bemüht hatte. Marco sitzt seit April in Antalya in Untersuchungshaft.

Quelle: www.focus.de ... »

28.06.2007 567
ABD'ye en olumsuz bakan ülke Türkiye

Pew Araştırma Merkezi adlı Amerikan kuruluşu tarafından 47 ülkede yapılan ankette Türkiye, dünyada ABD’ye en olumsuz bakan ülke oldu. Türk halkının büyük çoğunluğu, AB, Rusya, İran, Çin ve İsrail gibi küresel aktörlere ilişkin de olumsuz görüş taşıyor.

WASHINGTON - “Pew Küresel Eğilimler” adlı ankete göre Türk halkının sadece yüzde 9’u ABD için olumlu görüş belirtirken, yüzde 83’lük çoğunluk, ters yönde fikir dile getirdi. Aynı şekilde ABD Başkanı George W. Bush’un dış politikasını beğenen Türklerin oranı sadece yüzde 2 olarak ortaya çıkarken, olumsuz görüş belirtenlerin oranı yüzde 88 oldu.

Türkiye’de ABD’ye verilen desteğin 2000’de yüzde 52 olduğu belirtildi ve bu rakamın, yıllar boyu giderek azalarak bu sene yüzde kadar 9’a indiğine işaret edildi.

Pew kuruluşunun başkanı Andrew Kohut, Amerikan kamu televizyonu PBS’e açıklamasında, “Geçen yılki ankette, Türkiye’de ABD’ye olumlu bakanların oranı yüzde 12 çıkmıştı. Bu rakamın artık daha fazla düşeceğini sanmıyorduk, ancak düştü” dedi.

Pew anketine göre Türk halkının yüzde 81’i, demokrasiye ilişkin Amerikan fikirlerine olumsuz bakarken, ‘Amerikan tarzı iş yapma biçimini’ olumsuz bulan Türklerin oranı da yüzde 83 çıktı.

Türkiye’de Amerikan filmleri ve müziğini beğenenlerin oranı da yüzde 22 olarak belirtildi.

Türk halkının AB’ye ilişkin görüşlerinin de olumsuz yönde ilerlediğine işaret edilerek bu yılki ankette AB’ye olumlu bakanların oranının yüzde 27 olduğu dile getirildi. Bu rakam, 2004’te yüzde 58’di.

Ayrıca Türk halkının çoğunluğu, Rusya’ya soğuk baktığını dile getirirken, Rusya Devlet BaşkanıVladimir Putin’in politikalarını beğenenlerin oranı sadece yüzde 10 çıktı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’i de Türklerin yüzde 10’unun beğendiği ifade edildi.

Türk halkı Çin konusunda da negatif görüş belirtirken, İran’ın Türklerden aldığı desteğin de bir yılda 25 puan azaldığı görüldü. Buna göre geçen yıl Türk halkının yüzde 53’u İran’a olumlu bakarken, bu yıl bu rakam yüzde 28’e düştü.

Ankete göre Türklerin sadece yüzde 4’ü İsrail’e sempati duyduğunu belirtti. Terörist Usame bin Ladin’i beğenen Türklerin oranı da sadece yüzde 5 çıktı.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com ... »

27.06.2007 566
Rahşan Ecevit'ten "Türkiye’de koloniler kurulacak" iddiası

Rahşan Ecevit, yabancılara satılan toprakların koloni haline dönüştürülmesi için hazırlıklar yapıldığını savundu ve yabancıların Türkiye'deki topraklardan faydalanmaları için yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını istedi.

Eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin ve Amerika'nın yıllardır Türkiye'yi bölüp parçalayıp yok etmek için uğraştığını savunarak, Türkiye'nin bu çabalara karşın "bütün ihtişamıyla ayakta" olduğunu söyledi.

Türkiye'nin müttefik bildiği ülkelerin alttan alta PKK'ya destek verdiğini belirterek, "Mehmetçiklerimiz topraklarımızı korumak için şehit olurken hükümetimiz topraklarımızı gelir kaynağı olarak görüyor ve satışa sunuyor. Satılan toprakların miktarı geçmiş yıllara göre satılanların kat kat üstünde" dedi.

Rahşan Ecevit, yabancıların Türkiye'deki topraklardan faydalanmaları için gerekli yasal düzenlemelerin geciktirilmeden çıkarılmasını istediği açıklamasında şöyle devam etti:

"Bu düzenleme, mülkiyet hakkı devlette kalmak üzere belirli bir süre için sadece kullanma hakkı biçiminde olmalıdır. Sattığımız toprakların kolonilere dönüştürülmesi için hazırlıklar yapılıyor. Günün birinde bu kolonilerin Türkiye Cumhuriyeti topraklarıyla çevrilmiş bir başka devlete ait toprak yani birer anklav halini alabileceği neden hesaplanmıyor? Biz Mehmetçiklerimizi boşuna mı ölüme gönderiyoruz?"

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »

27.06.2007 565
"Fransa AB sürecini etkileyemeyecek"

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Fransa'nın Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecini engelleyemeyeceğini bildirdi.

TÜSİAD, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerinde 'mali kontrol' ve 'istatistik' başlıkları açılırken, 'ekonomik-parasal birlik' başlığının açılmaması nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

Türkiye'nin, AB Resmi Gazetesi'nde, tüm üye ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu'nun onayı ile yayımlanan Katılım Ortaklığı Belgesi'ne dayanarak, AB ile tam üyelik müzakerelerini yürütmekte olduğu aktarılan açıklamada, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefinin AB Antlaşması'nın 6'ncı ve 49'uncu maddeleri uyarınca AB tarafından defaatle teyit edildiği kaydedildi.

Açıklamada, "Fransa'da gerçekleşen cumhurbaşkanı ve hükümet değişikliği sonucunda, AB'nin hukuksal ve ilkesel taahhütlerinin sorgulanması, AB'nin bir hukuk düzeni olarak saygınlığına ve meşruiyetine büyük zarar vermiştir. Fransız yönetimi, Türk halkına karşı hasmane bir tutum içine girmiştir" denildi.

"Fransa ile Türkiye arasında çıkar çatışması yok"

Açıklamada ayrıca, "Fransa ile Türkiye arasında hiçbir siyasi ve ekonomik çıkar çatışması mevcut değilken, Türkiye Fransa'ya karşı hiçbir hasmane duygu beslemezken, Fransa'nın bu tutumu 21'inci yüzyılda demokratik bir ülkeye yakışmamaktadır" ifadesi yer aldı.

TÜSİAD açıklamasında Türkiye'nin, Fransa'nın bu sorumsuz yaklaşımına karşı şimdiye kadar çok daha olgun bir demokratik tavır sergilemeye özen gösterdiğini ifade etti ve "Bu tavrın temelinde, Türkiye ve Fransa arasında tarihten gelen derin dostluk ilişkileri yer almaktadır" dedi.

TÜSİAD, müzakere sürecinin en önemli gücünün, sahip olduğu kurumsal yapı olduğunu da belirtti.

"Türkiye, AB Komisyonu ve üye ülkelerin çoğunluğunun desteğiyle, tam üyelik yolunda ilerlemektedir" denilen açıklamada, bu süreçte, Türkiye'nin daha güçlü bir demokrasi, ekonomi ve toplum olarak AB üyeliğine hazır hale geldiği ve küresel koşulların da ülkenin lehine işleyeceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, "Demokratik reformlara tekrar ivme kazandırılarak, düşünce özgürlüğü ve 301'inci madde gibi gecikme yaşanan uygulama alanlarını istismar eden, karşıt çevrelerin oyunlarının bozulması büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, reformlara devam edildiği sürece, Fransa Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecini engelleyemeyecektir" denildi.

Açıklamada, son AB Konseyi zirvesinin de işaret ettiği üzere, AB'nin kendi içinde bir gelecek vizyonu tartışması yaşadığının unutulmaması gerektiğine dikkat çekilerek, Türk kamuoyunun, bazı Türkiye karşıtı AB çevreleri tarafından istismar edilmeye çalışıldığı, bu çerçevede, AB'ye uyum sürecinin belirlenen somut hedefler doğrultusunda Türk kamuoyuna iyi anlatılmasının da büyük önem taşıdığı ifade edildi.

"AB'ye katılım müzakereleri tek taraflı değildir"

AB hakkında toplumu yanlış bilgilendiren abartılı yorumlardan sakınılması, sağduyulu ve akılcı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, "Öte yandan, AB'ye katılım müzakereleri tek taraflı bir süreç değildir. Türkiye üyeliğe hazır olduğu noktada, küresel gelişmeleri de dikkate alarak AB'yi sınamalıdır" ifadesi yer aldı.

TÜSİAD açıklamasında ayrıca, "Bugünkü gelişmeler ışığında, AB'ye tam üye olmayı kabul etmemiz için bazı koşullar talep etmemiz yerinde olacaktır. Daha yüksek küresel ekonomik rekabet gücü, daha etkin işleyen AB anayasal düzeni, kurumları ve karar alma sistemi, dünya sahnesindeki yasal bütünlük ve daha etkin bir rol, AB'nin demokratik değerleri ve saygınlığına zarar veren, Türkiye konusunda olduğu gibi yabancı karşıtı, demagojik, dar görüşlü ve düşmanca siyasal söylem ve tavırların son bulması..." dedi.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

27.06.2007 564
Avrupa Merkez Bankası: "Türkiye'de mali istikrar başarılı"

Avrupa Merkez Bankası 2001 krizinden sonra Türkiye’de başarılı bir mali istikrar süreci yaşandığını belirtti.

Avrupa Merkez Bankası 25 Haziran'da “Euro’nun Uluslararası Rolü” başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda, AB’ye yeni tam üye olan orta ve doğu Avrupa ülkelerinde döviz mevduat hesaplarının toplam mevduatlar içindeki payının 2001’den bu yana azaldığı, 2006 sonunda ise yüzde 29 olduğu belirtildi.

Güneydoğu Avrupa’da yetkililerin bankacılık sistemine güveni artırmak için, vatandaşları yerel para cinsinden mevduatlarını euroya dönüştürmekten çok “yastık altından” alıp bankaya yatırma konusunda cesaretlendirdikleri belirtilen raporda şöyle denildi:

MAKROEKONOMİK İSTİKRARI YANSITIYOR

“Aday ülkelerin toplamındaki döviz mevduatlarında görülen azalış Türkiye tarafından belirlenmektedir. Türkiye’de döviz mevduat hesaplarının toplam mevduat hesapları içindeki payı 2001’de yüzde 60 iken 2006 sonunda yüzde 40’a inmiştir. Bunun euroya geçişle bir ilgisi bulunmaması, onun yerine, 2001’deki finansal ve parasal krizden sonraki başarılı makroekonomik istikrarı yansıtması dikkat çekicidir.”

Aday ülkeler arasında verilen döviz kredilerinde en çok artış görülen ülkenin Makedonya olduğu belirtilen raporda, Türkiye’de ise belirgin şekilde azalış bulunduğu, bunun da vatandaşlara döviz cinsinden kredi verilmesine getirilen düzenleyici kısıtlamalardan kaynaklandığı bildirildi.

Orta ve doğu Avrupa’da kullanılan dövizler arasında euronun başı çektiği kaydedilen raporda, “2006’da bölgedeki toplam döviz mevduatları içinde euronun payı ortalama yüzde 69 idi. Pay skalası Türkiye’deki yüzde 40 oranından, Bosna Hersek, Hırvatistan, Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya ve Sırbistan’daki yüzde 60 oranına kadar değişiyordu” denildi.

2006’da söz konusu bölgede, döviz kredilerinde ödemenin ortalama yüzde 77’inin euroyla yapıldığı, bu oranın bölgedeki ülkelerin yarısında yüzde 90’dan fazla gerçekleştiği, Polonya ve Türkiye’de ise oranın yüzde 40’tan az olduğu da ifade edildi.

Kaynak: www.abhaber.com ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  <<  361  362  363  364  365  366  367  368  369  [370]  >>  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14178054 (Heute: 4329)