Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Wednesday, 25. April 2018
Aktuell

24.06.2007 493
Alman basını, "Geceyarısı Ekspresi" kampanyası açtı

Antalya’da 13 yaşındaki İngiliz kızı Charlotte L. M’ye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 8 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan 17 yaşındaki Alman genci Bernard Marco W. için Alman basını, Türkiye’ye karşı bir "Geceyarısı Ekspresi" kampanyası başlattı. Alman hükümeti de, gencin serbest bırakılmasını istedi. Marco W’nin tahliye talebi ise reddedildi.

MANAVGAT’ta turistik bir otelde tatil yaptığı sırada İngiliz kızı Charlotte L. M’ye "cinsel tacizde bulunduğu" iddia edilen Bernard Marco W, kızın annesi Heather Clarie M.’nin (40) şikayetçi olması üzerine 11 Nisan’da tutuklandı. Antalya E Tipi Kapalı ve Yarı Açık Cezaevi’ne konulan Bernard Marco W. ifadesinde "Kendi rızası ile birlikte olduk" derken, Manavgat Devlet Hastanesi’nden alınan raporda kızın kızlık zarının bozulmadığı, ancak vajinal bölgesinde ölü spermlere rastlandığı belirlenmişti. Charlotte L. M. ailesiyle birlikte İngiltere’ye dönerken, tutuklanan Alman genç hakkında "15 yaşından küçük kıza cinsel saldırı" suçlamasıyla 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası istemiyle Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Bu olay üzerine Alman basını, Türkiye’ye karşı adeta bir "Geceyarısı Ekspresi" kampanyası başlattı.

Bild Gazetesi’nde "Yasak sahil aşkı, Alman genci Türk cezaevinde" başlığı ile verilen haberde, Marco’nun 73 gündür tutuklu bulunduğu ve ailesini haftada sadece 10 dakika görmesine izin verildiği iddia edildi. Haberde, "İngiliz kızı ile tanıştı. Kalpler attı, onunla bir çift oldu" ifadesi yer aldı.

Marco’nun cezaevinde bir koğuşta 30 tutuklu ile kaldığı, bir tuvalet ve banyoyu onlarla paylaşmak zorunda olduğu ve ailesini haftada sadece 10 dakikalığına zırhlı camlar arkasından görmesine izin verildiği belirtildi.

Diğer gazetelerde de geniş şekilde yer alan haberlerde, Alman hükümetinin de konuyu takip ettiği kaydedildi. Ancak gazetelerde, gencin çocuk yaştaki bir kızla ilişkiye girmek istediği yönünde herhangi bir bilgiye yer verilmedi, bunun yerine sadece Türk cezaevlerinden korkunç bir tablo ortaya konuldu.

Almanya hükümeti, Alman gencinin 6 Temmuz’a kadar serbest bırakılmasını istedi. İlk kez yargıç karşısına çıkan Bernard Marco W’nin avukatı Şükrü Enhoş’un tahliye talebi mahkemece reddedilerek duruşma, 6 Temmuz’a ertelendi.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »

24.06.2007 492
6 bin 500 ton altın çıkarılmayı bekliyor

Dünya Madencilik Kongresi Türk Milli Komitesi Başkanı Rıfat Kont, Türkiye'nin, yer altında yaklaşık 10 milyar ton kömür, 5 milyar metreküp mermer, 2 milyar ton bor ve 6 bin 500 ton altın rezervi bulunduğunu bildirdi.

Kont, bu kaynakları harekete geçirebilmek ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayabilmek için bor türevleri, çeşitleri ve kapasitelerinin artırılması gerektiğine işaret etti.

Türkiye'nin yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulayan Kont, kömür rezervlerinin işletilerek ithal kömür ve doğalgaz ithalatının azaltılması gerektiğini de bildirdi.

Türkiye'de altın yataklarının çevreye zarar vermeden işletilerek değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Kont, önemli ihracat kalemleri arasında yer alan mermerlerde blok yerine levha veya işlenmiş mamul ihracatına önem verilmesi gerektiğine de kaydetti.

Madencilik alanında güçlü olan ABD, Kanada, Rusya, Avustralya ve Çin gibi ülkelerin temel stratejilerinin farklı olduğunu ifade eden Kont, “Batı ülkeleri, kendi kaynaklarını tüketme yerine ucuz maden ve enerji kaynağı hangi ülkede ise ham madde ihtiyaçlarını bu ülkelerden temin etmeyi hedefliyor. Ancak bunlardan daha ucuza üretebildikleri takdirde kendi maden kaynaklarına yönelmektedirler” şeklinde konuştu.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »

24.06.2007 491
PKK da Amerikancı

Bir Amerikan dergisine konuşan PKK bağlantılı Demokratik Çözüm Partisi yetkilileri "PKK, Marksist ideolojiden uzaklaştı, şimdi sağlam Amerikancı oldu" dedi. Dergideki yazıda son dönemde Kuzey Irak’la Türkiye arasında yaşanan gerginliğin bölgede PKK’nın popülaritesini artırdığı iddia edildi.

THE Washington Report on Middle East Affairs Dergisi’nde, Kuzey Irak’taki PKK varlığı ile kurdurduğu Demokratik Çözüm Partisi (KDÇP) ve yan örgütü PJAK ile ilgili son gelişmeler anlatıldı.

KDÇP yetkilileri, ABD, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin bir terör örgütü olarak tanımladığı PKK’nın paravan kuruluşu olduklarını kabul etmemekle birlikte, "İdeolojimiz ortak" dedi. Dergi, KDÇP sözcülerinin, "PKK, Marksist devrimci ideolojisinden uzaklaştı. Şimdi, sağlam bir Amerikancı" dediklerini yazdı. KDÇP Başkanı Dr. Fayık Muhammed Golpi, "Marksist bir örgüttük. SSCB çöktükten sonra Marksizmi yeniden değerlendirdik. Abdullah Öcalan bu konuda kitap yazdı. Küreselleşme çağında gerçekleri görmezlikten gelemezsiniz. Demokrasi ve federalizmi seçtik. Bu bir taktik hareket değildir" diye konuştu.

ABD İLE TEMAS Dergideki yazıda, PKK’yı terörist olarak gören güçlerin Irak’ı işgaline rağmen, örgütün Kuzey Irak’ta çok sayıda kampının bulunduğu belirtildi. İran’da eylem düzenleyen PJAK’ın PKK tarafından kurulduğu ve ABD askeri yetkilileri ile bu grup arasında bir görüşme yapıldığının bölgedeki gazetelere yansıdığı ifade edildi.

PKK’YA YARADI Yazıda, Ankara ile Kuzey Irak’ın bölge liderleri arasında yaşanan gerginlik ve tırmanan gerilim de yer aldı. Mesud Barzani’nin kışkırtıcı açıklamaları hatırlatıldı ve bu gelişmelerin, Kuzey Irak’ta PKK’yı daha popüler hale getirdiği iddia edildi. Erbil’de üniversite öğretim üyesi olan Denise Natali, "Tartışmalar Türkiye’ye yaramadı. Halkın PKK’ya sempatisi artıyor" diye konuştu. Yazıda Türkiye’nin Habur Kapısı’nı kapatarak K.Irak’ı "nefessiz" bırakabileceği de kaydedildi.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »

23.06.2007 490
Globalisierung - China produziert nun mehr Autos als Deutschland

Die Globalisierung wirbelt den Automarkt durcheinander. Immer mehr Schwellenländer steigen zu Auto-Nationen auf. Besonders rasant ist die Entwicklung in China. Dagegen werden die USA vom Thron gestoßen – allerdings vom Industrie-Riesen Japan.

Chinesische Hersteller haben im vergangenen Jahr mehr Autos und Lastwagen produziert als ihre Konkurrenten in Deutschland. Die chinesische Fahrzeugindustrie schaffte einen Anstieg von 26,3 Prozent auf 7,2 Millionen Stück, wie die Fachzeitschrift „Automotive News Europe“ berichtete. In Deutschland seien 5,8 Millionen Autos produziert worden, 1,1 Prozent mehr als im Vorjahr.

Wie es in dem Bericht weiter hieß, sind die Hälfte der Top-20-Produzenten so genannte Schwellenländer - darunter auch Mexiko und Indien. „Der Schwerpunkt der Industrie verlagert sich wie erwartet in die Schwellenländer“, zitierte die Zeitschrift den Auto-Experten Max Warburton von der Investment-Bank UBS.

Überraschend sei aber, wie schnell sich diese Entwicklung vor allem in China vollziehe. China, Indien und Brasilien lägen zusammen nur noch gut 13.000 Einheiten hinter Deutschland, Frankreich und Spanien.

Als Nummer eins der autoproduzierenden Länder löste Japan die USA ab, wie die Zeitschrift weiter berichtete. In den USA wurden demnach rund 670.000 Fahrzeuge weniger produziert als im Jahr zuvor.

Quelle: www.welt.de ... »

23.06.2007 489
Salman Rushdie - Iranischer Geistlicher bekräftigt Todesurteil

Die Proteste gegen Salman Rushdies Ritterschlag werden immer heftiger: Ein Prediger erneuerte in Teheran die vor fast 20 Jahren verhängte Fatwa gegen den Schriftsteller. Demonstranten legten Kashmir lahm, in London gingen Muslime auf die Straße.

Ein führender iranischer Geistlicher hat nach der Entscheidung der Queen, Salman Rushdie mit dem
britischen Ritterschlag zu ehren, ein 1989 ausgesprochenes Todesurteil gegen den Schriftsteller bekräftigt. Die von Revolutionsführer Ajatollah Ruhollah Chomeini ausgesprochene Fatwa sei „weiterhin gültig„ und „unverrückbar“, sagte Ahmad Chatami in seinem vom staatlichen Rundfunk übertragenen Freitagsgebet. „Großbritannien sollte wissen, dass es der hundertprozentige Verlierer ist.“

Die britische Königin Elizabeth II. hatte Rushdie laut ihrer am vergangenen Samstag veröffentlichten Geburtstagsliste die Ritterwürde verliehen. Der Iran bezeichnete daraufhin den Ritterschlag als Beleidigung des Islams. Auch in vielen anderen islamischen Ländern wurde gegen die Ehrung protestiert. Chomeini hatte wegen angeblich gotteslästerlicher Passagen in Rushdies Roman „Die satanischen Verse“ 1989 den Tod des indischstämmigen Autors gefordert. Rushdie lebte daraufhin neun Jahre versteckt. Erst 1998 distanzierte sich der Iran von dem Aufruf Chomeinis. Trotzdem bekräftigen iranische Islamisten immer wieder das Todesurteil.

Demonstration legt Kaschmir lahm

In Pakistan demonstrierten erneut Hunderte Menschen gegen Rushdies Ritterschlag. Zudem rief das Parlament in Islamabad die britische Regierung erneut dazu auf, den Titel zurückzuziehen und sich für dessen Vergabe zu entschuldigen.

Eine Demonstration gegen Rushdies Ritterschlag hat den indischen Unionsstaat Kaschmir weitgehend lahm gelegt. Die meisten Geschäfte, Büros und Schulen in dem überwiegend von Muslimen bewohnten Gebiet blieben geschlossen. In der Sommerhauptstadt Srinagar zogen Hunderte Menschen durch die Straßen und riefen „Nieder mit Großbritannien“ und „Hängt Salman Rushdie auf“. Zum Streik aufgerufen hatten islamistische Gruppen.

Auch in Großbritannien kam es zu Demonstrationen von Muslimen. Organisatoren einer Kundgebung vor einer Moschee in der Londoner Innenstadt warnten davor, dass die Proteste dasselbe Ausmaß annehmen könnten wie jene gegen die Mohammed-Karikaturen der dänischen Zeitung „Jyllands Posten“ im Frühjahr 2006. Sie warfen dem britischen Premierminister Tony Blair vor, die religiösen Gefühle von Muslimen bewusst zu ignorieren.

Schriftsteller hatten sich dagegen mit Rushdie solidarisiert. In Berlin erklärten die Autoren Michael Kleeberg und Navid Kermani: „Das ist so seit 1989, und das bleibt so: Wenn Salman Rushdie gedroht wird, wird jedem Schriftsteller gedroht“. Zu den Unterzeichnern der Erklärung gehören auch Moritz Rinke, Ingo Schulze, Gerd Haffmans, Tilman Spengler und Ulrike Draesner.

Quelle: www.welt.de ... »

---------------------------------------------------

Zum Diskussionsforum "Ist der Kampf der Kulturen akut und unvermeidbar?" ... »
Zum Diskussionsforum "Wie sehen und erleben Nichtmuslime die islamische Religion?" ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  <<  381  382  383  384  [385]  386  387  388  389  390  >>  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14425693 (Heute: 2196)