Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Monday, 26. February 2018
Aktuell

09.09.2011 2135
Büyük oynuyor!

ABD'nin önemli gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), "Türkiye'nin Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da en önemli güç olma yönündeki amacını yerine getirme yönünde dış politikada daha sert bir çizgi izlemeye başladığını" iddia etti.

Gazete bu iddiaya karşılık Başbakanlık Başdanışmanı İbrahim Kalın'ın ise Türkiye'nin "akıllı güç" kullandığını söylediğini aktardı.

Gazetenin İstanbul mahreçli haberinde, Türkiye'nin dış politikada "komşularla sıfır problem politikası" yerine daha sert bir politika izlemeye başladığına yönelik bazı işaretler bulunduğu yorumu yapıldı.

Gazete, siyasi analistlere ve diplomatlara göre, Türkiye'nin dış politikasındaki bu yönde bir kaymanın İsrail ile ihtilafı tetikleyebileceğini ve ABD'nin bölgedeki en yakın iki müttefikinden birini seçme zorunda bırakabileceğini yazarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahim Kalın'ın konuya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Gazetenin kendisiyle telefonda yapılan mülakatta, Türkiye'nin "yumuşak güçten sert güce geçmediğini, ancak gerekli olursa güç kullanmaya da yönelebilen akıllı güç kullandığını" söyleyen Kalın'ın, "Türkiye'nin yumuşak gücü hala orada" dediği kaydedildi.

Erdoğan'ın haftaya Mısır, Tunus ve Libya'ya gideceği anımsatılan gazete haberinde, Arap Baharı'nın, Türkiye'yi, komşularla sıfır problem anlayışına dayalı dış politikasını yeniden gözden geçirmeye zorladığı yorumu da yapıldı.

Buna karşılık Türk yetkililerin Arap Baharı'nın Türkiye'nin Müslüman demokrasi modeli olarak ülkenin gücünü bir kez daha gösterdiğini, bu kapsamda sıfır sorun politikasının Arap Baharı ile uyumlu olduğunu, çünkü politikanın değerlerinin Arap protestocularla aynı olduğunu söyledikleri belirtildi. Türk yetkililerin bu kapsamda ülkenin elindeki avantajların Erdoğan'ın haftaya yapacağı bölge ziyaretinde gösterileceğini söylediklerini de yazan gazete, İbrahim Kalın'ın "Biz hiçbir zaman emperyal niyetlerimizin olmadığını çok açık söyledik, ancak bu noktada Araplar'dan talep var" dediğini de aktardı. Haberde Başbakan Erdoğan'ın önümüzdeki Pazartesi günü Kahire Üniversitesinde Türkiye'nin bölgenin geleceğine yönelik vizyonunu ortaya koyacağını da bildiren Kalın'ın bu vizyonun "işgale, otoriteryalizme ve diktatörlüğe dayanmadığını" söylediği de kaydedildi.

Başbakan Erdoğan'ın Ortadoğu'nun en popüler lideri olduğunu yapılan kamuoyu yoklamalarının gösterdiğini yazan gazete, Amerika'nın Leigh Üniversitesinde uluslararası ilişkiler profesörü olan Henri Barkey'in de, "Türkiye'nin bölgesel liderlik için uğraştığını, ABD'yi bölgedeki en yakın iki müttefikinden birini seçmeye zorladığını, bu anlamda Türkiye'nin büyük oynadığını, ama kendinden de son derece emin olduğunu" söylediğini de aktardı.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

09.09.2011 2134
Erdoğan'ın bu sözleri İsrail'i gerecek!

Başbakan Erdoğan'dan Akdeniz'de seyrüsefer serbestisiyle ilgili yeni bir açıklama geldi.

'Akdeniz'de seyrüsefer serbestisini sağlayacağız' sözlerinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan, Akdeniz'de gerilimi artıracak önemli bir açıklama daha geldi. Erdoğan, Gazze'ye yardım götüren Türk gemilerine donanmanın eşlik edeceğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, El Cezire Arapça kanalına konuştu, Türk savaş gemilerinin ileride Gazze'ye yardım götürecek Türk gemilerine eşlik edeceğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin Akdeniz'de seyrüsefer serbestisinin sağlanmasıyla ilgili soru üzerine, "Şu anda Türk askeri gemileri şüphesiz ki, birinci derecede kendi gemilerini korumakla mükelleftir. Birinci derecede adım bu. Ve bizim oraya yapacağımız insani yardımlar vardır. Ve bu insani yardımlarımız Mavi Marmara'da olduğu gibi artık herhangi bir saldırıya uğramayacaktır" dedi.

Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine, Türkiye'nin uluslararası sularda İsrail'in yaptığı yanlışları yapmayacağını belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye'nin devlet terbiyesi zaten buna müsaade etmez. Türkiye'nin askeri terbiyesi buna müsaade etmez. Biz bütün hedeflerimizi dünyada zulmün karşısında durmaya yönelik almışız. Mazlumun yanında durmaya yönelik almışız. Burada mazlumlar var. Bu mazlum halkı 15 gün, 16 gün bu İsrail bombalamıştır. Ve şu anda hala çadırlarda yaşayan o insanlara gıdaydı, giyecekti, ilaçtı, okuldu, hastaneydi bunların hiçbiri yapılamıyor. Ve biz burada bir hukukun tesisini istiyoruz. Ve uluslararası camiada bir hukuk tesisi yoksa siz buna seyirci kalamazsınız."

AÇIK HAPİSHANEDE YAŞIYORLAR

Burada 1.5 milyon insanın yaşadığını ve insanların yok farz edilemeyeceğini dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Neredeyse İsrail'in üçte biri, dörtte biri bir nüfus var orada. Bunları yok farz edemezsiniz. Dolayısıyla onlarla olan bizim tarih bağlarımız, onlarla olan kültür bağlarımız, insani bağlarımız bizi böyle bir kararı almaya zaten mecbur ediyor. Ve bu insanlar, sadece, Refah Kapısı'nı bir kenara koyacak olursak ki oraya da İsrail müdahale etmeye çalışıyor. Adeta bir açık hapishanede yaşıyorlar. Yani bir sandık domates sokmaya kalksan İsrail'in iznine tabi. Böyle bir insani yaşam olur mu? Bu yaşam karşısında sessiz mi kalacağız." Erdoğan ayrıca, Akdeniz'in doğal kaynaklarını İsrail'in tek başına kullanmasına izin vermeyeceklerini de ifade etti.

09.09.2011 2133
Israelisch-türkischer Streit - Strategie der gefährlichen Nadelstiche

Israels Außenminister Lieberman: "Strafmaßnahmen" gegen die Türkei geplant? DPA
Von Ulrike Putz, Jerusalem

Unterstützung für die PKK, Lobbyarbeit für Armenien: Israels Außenminister Lieberman plant offenbar "Strafmaßnahmen", um der Türkei die jüngsten antiisraelischen Tiraden heimzuzahlen. Der Eskalationskurs birgt für Jerusalem massive Risiken.

Benjamin Netanjahu war sichtlich bemüht, die Wogen zu glätten: "Wir respektieren das türkische Volk und sein kulturelles Erbe", sagte Israels Ministerpräsident am Freitag. Das klang versöhnlich und hätte vielleicht auch dabei geholfen, den schwelenden Konflikt im östlichen Mittelmeer etwas zu entschärfen.

Nur Netanjahus Außenminister wollte dieser Linie offenbar nicht folgen. Avigdor Lieberman habe eine Arbeitsgruppe aus Diplomaten damit beauftragt, einen "Werkzeugkasten" diplomatischer und militärischer Maßnahmen zusammenzustellen, um die Türkei für ihre jüngsten Affronts gegenüber Israel abzustrafen, berichtet die Zeitung "Jedioth Achronoth". Israel plant demnach eine Reihe von "Strafmaßnahmen", um die Türkei für das von Jerusalem als feindselig empfundene Verhalten zu maßregeln.

Der türkische Ministerpräsident Recep Tayyip Erdogan werde für seine israelfeindliche Haltung zahlen müssen, zitiert die "Jedioth Achronoth" Lieberman. "Die Türkei sollte uns besser mit Respekt und Anstand behandeln, sonst...", drohte der israelische Außenminister.

Von Entschärfung kann angesichts solcher Worte derzeit kaum die Rede sein - auch wenn Netanjahu sich darum bemüht. Im Gegenteil: Der Ton im Streit um die Enterung der "Mavi Marmara" wird immer schärfer.

Israelische Soldaten hatten im vergangenen Jahr neun türkische Aktivisten an Bord des Hilfsschiffs für den Gaza-Streifen erschossen. Hunderte Passagiere auf mehreren Schiffen hatten damals versucht, eine von Israel eingerichtete Seeblockade des Gaza-Streifens zu durchbrechen, als es zu dem tödlichen Zwischenfall kam. Die Beziehungen zwischen Ankara und Jerusalem sind seitdem zerrüttet - und zunehmend feindselig.

Ein Uno-Bericht zur Erstürmung der "Mavi Marmara" hatte den lange schwelenden Streit vergangene Woche neu entfacht. Darin wird der Einsatz als "exzessiv" und "unverhältnismäßig" kritisiert. Zugleich bewertet der Report die Seeblockade des Gaza-Streifens durch Israel aber als legal.

Dass Lieberman im Streit mit der Türkei nun schwere Geschütze auffahren will, hat dem Vernehmen nach im israelischen Außenamt Kopfschütteln ausgelöst. Regierungsmitglieder wie Verteidigungsminister Ehud Barak warnen seit langem, Israel könne es sich nicht erlauben, die Türkei zu verprellen und müsse sich bei Ankara entschuldigen.

Tatsächlich hat Jerusalem nicht genug Freunde in der Region, als dass es es sich mit einem verscherzen könnte. Doch statt einen kühlen Kopf zu bewahren, hat sich Rechtsaußen Lieberman - als wenig diplomatischer Hitzkopf bekannt - von Erdogan provozieren lassen. Dem türkischen Premier kommt der aktuelle Zwist sehr gelegen: Indem Erdogan Jerusalem düpiert, kann der Türke bei vielen Arabern punkten. So kommt er seinem Ziel, die Türkei zur Regionalmacht auszubauen, wieder ein Stück näher.

Israel steht zusehends als Verlierer da, die bereits durchgesickerten "Strafmaßnahmen" gegen die Türkei wirken bisweilen obskur. Wie genau die israelischen Anti-Türkei-Sanktionen aussehen werden, soll am Samstag entschieden werden. Bekannt geworden sind Pläne, eine Reisewarnung für das bei Israelis beliebte Urlaubsziel Türkei auszugeben und so der türkischen Tourismusindustrie Schaden zuzufügen. Niemand, der in der israelischen Armee gedient habe, solle danach in die Türkei reisen. Da in Israel Wehrpflicht sowohl für Männer als auch für Frauen gilt, könnte das Millionen Israelis betreffen.

Dramatisch verschlechtere Beziehungen

Auch diplomatisch soll Ankara büßen müssen: Israel habe vor, künftig eng mit Armenien zusammenzuarbeiten - das Land ist traditionell mit der Türkei verfeindet. Bei einer Reise in die USA in diesem Monat plane Lieberman, sich mit Vertretern der armenischen Lobby zu treffen und ihnen Unterstützung bei ihrer Arbeit gegen die Türkei im US-Kongress zuzusagen, berichtet "Jedioth Achronoth". Israel könne Armenien dabei unterstützen, die türkischen Massaker an Armeniern im Rahmen des Ersten Weltkriegs als Völkermord anerkennen zu lassen.

Der Zeitung zufolge soll Lieberman sogar so weit gehen wollen, den militanten Kurden von der PKK seine Unterstützung anzudienen. Der Außenminister wolle PKK-Führer in Europa treffen und plane, "sie in jedem Bereich zu stärken". Die Kurden könnten Israel bei solchen Treffen gar um Waffenlieferungen und Militärhilfe in Form von Ausbildung bitten, mutmaßt die Zeitung. Zudem könnten israelische Botschaften künftig prokurdische Lobbyarbeit betreiben und Menschenrechtsverletzungen seitens der Türkei an der kurdischen Minderheit im Südosten des Landes anprangern.

Liebermans Offensive markiert das Ende einer Woche, in der sich die Beziehungen zwischen beiden Ländern massiv verschlechterten:

* Vergangenes Wochenende hatte Ankara den israelischen Botschafter ausgewiesen und alle Militärabkommen mit Israel auf Eis gelegt . Gleichzeitig kündigte Erdogan an, die türkische Marine werde sich ab sofort "sehr häufig" im östlichen Mittelmeer zeigen. Der Regierungschef warf Israel vor, sich wie ein "verzogenes Kind" aufgeführt und "Staatsterror" betrieben zu haben.

* Am Montag eskalierte der Streit weiter, als rund 40 israelische Flugpassagiere bei der Ankunft in Istanbul festgehalten und vernommen wurden . Zuvor waren türkische Touristen bei der Ausreise am Flughafen Tel Aviv schikaniert worden. Bei der Abreise nach einem Besuch in Jerusalem zum Ende des Fastenmonats Ramadan habe die israelische Polizei die Türken lange befragt und mehrfach das Gepäck durchsucht, berichtete die türkische Nachrichtenagentur Anadolu.

* Am Dienstag dann kündigte Erdogan bei einem öffentlichen Auftritt in Istanbul an, es nicht bei der Ausweisung des israelischen Botschafters aus Ankara und dem Einfrieren der Militärbeziehungen belassen zu wollen . Die militärische Kooperation und die Zusammenarbeit in der Rüstungsindustrie mit Israel würden "komplett ausgesetzt", so der Regierungschef. Auch alle anderen Verbindungen würden gekappt oder auf Eis gelegt: eine Drohung, den für beide Länder wichtigen Handel zu beschneiden.

* Erdogan ließ zudem durchsickern, dass er sich vorstellen könne, im Rahmen einer geplanten Ägypten-Reise in der kommenden Woche auch einen Abstecher nach Gaza zu machen. Ankara stehe deshalb in Verhandlungen mit Kairo, das den Grenzübergang Rafah kontrolliert. Ein Solidaritätsbesuch im Gaza-Streifen würde zu einer Art Triumphzug Erdogans werden: symbolträchtige Bilder, die den Türken im Nahen Osten zum Volkshelden machen würden.

* Donnerstagabend wurde schließlich bekannt, dass die Türkei plant, türkische Hilfslieferungen in das Palästinensergebiet ab sofort unter den Schutz von Kriegsschiffen zu stellen. "Wir haben humanitäre Hilfe, die dorthin geschickt werden soll. Und unsere humanitäre Hilfe wird nicht mehr angegriffen, wie es bei der 'Mavi Marmara' geschehen ist", sagte Erdogan dem arabischen Nachrichtensender al-Dschasira. Bei einem erneuten Angriff auf die Gaza-Flotte müsse Israel mit einer "angemessenen Antwort" rechnen. Niemand habe das Recht, Schiffe in internationalen Gewässern zu attackieren. "Wir werden es nicht zulassen, dass solche Schiffe nochmals Ziel von Angriffen Israels werden."

Nun ist Israel am Zug. Lieberman wird es sich am Wochenende vermutlich nicht nehmen lassen, die in seinem Auftrag erdachten "Strafmaßnahmen" selbst vorzustellen. Die Antwort aus Ankara dürfte nicht lange auf sich warten lassen: Noch gibt es an der israelischen Botschaft dort zwei Sekretäre, die ausgewiesen werden können.

Quelle: www.spiegel.de ... »

09.09.2011 2132
İsrail Türkiye'yi bel altından vurmayı planlıyor

İsrail’in "şahin" Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın, Ankara’nın, yaptırımlarına misilleme olarak Türkiye’yi sert önlemlerle "cezalandırmaya" karar verdiği bildirildi. Lieberman’ın formüle ettiği önlemler arasında "PKK liderleriyle toplantılar ve ABD’deki Ermeni lobisiyle işbirliğinin" bulunduğu belirtiliyor.

ANKA

Yedioth Ahronoth gazetesi, "İsrail, Türkiye’yi ‘Cezalandıracak’" başlığını kullandığı haberinde, İsrail’in filo baskını nedeniyle özür dilemediği için getirilen yaptırımlara karşı önlemler alacağını duyurdu.

Gazete "Dışişleri Bakanı Lieberman, Türkiye’nin adımlara karşı bir dizi sert önlem formüle etti. İsrail, ABD’deki Ermeni lobisi ile işbirliği yapıp Kürt isyancılarına askeri destek önerebilir" diye yazdı.

-TÜRKİYE’YE MİSİLLEMEYİ GÖRÜŞMEK İÇİN TOPLANDILAR-

Üst düzey İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Perşembe günü bir araya gelerek Cumartesi günü Lieberman ile yapılacak toplantı için hazırlıklar yaptıklarını kaydeden gazete, "Cumartesi oturumu, İsrail’in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son tehditlerine ve Ankara’nın Kudüs ile diplomatik bağların düzeyini düşürme kararına İsrail’in vereceği yanıtı görüşülmesine yönelik" dedi.

Haberde Perşembe günü yapılan toplantı ardından İsrailli yetkililerin, Türkiye’nin İsrail’in özür dilemesi ile pek ilgili olmadığı, Kudüs ile ihtilafını, Ankara’nın Müslüman dünyasındaki statüsünü güçlendirmek için kullanmayı tercih ettiği değerlendirmesinde bulundukları belirtildi. Ayrıca "Böylece Lieberman’ın özür dilemek için yaratıcı formüller aramaya gerek olmadığına karar verdiği, bunun yerine de İsrail’in Türkiye’yi cezalandırma çabalarına odaklanmasını tercih ettiği" kaydedildi.

-"DİPLOMATİK VE GÜVENLİK" YAPTIRIMLARI-

Şimdi dışişleri bakanlığının "Türklere karşı kullanılacak bir diplomatik ve güvenlik ‘alet çantası’nı formüle etmeyi kararlaştırdığını" kaydeden gazete, ilk adım olarak da İsrailli eski askerlerden Türkiye’ye yolculuk etmemelerinin, vatandaşlardan Türkiye aktarmalı yolculuklardan vazgeçmelerinin isteneceğini kaydetti.

-LİEBERMAN, ERMENİ LOBİYE KONGRE’DE İŞBİRLİĞİNİ ÖNERECEK-

Diğer planlanan önlemler arasında Ermenilerle işbirliğinin kolaylaştırılmasının bulunduğunu belirten gazete "Lieberman’ın bu ay ABD’ye yapacağı ziyaret sırasında Ermeni lobi liderleriyle buluşması ve Kongre’deki Türkiye karşıtı işbirliğini önermesinin beklendiğini" belirtti.

Bu adımın "dünya çapında Ermeni holokostunun tanınmasını teşvik çabalarına İsrail’in katkısının yapması" anlamına geldiği yorumu yapılan haberde bunun da Türkiye’ye "ciddi bir biçimde zarar vereceği" öne sürüldü, İsrail’in "Ağrı Dağı ile ilgili anlaşmazlıkta Ermenistan’a destek verebileceği" de belirtildi.

-"LİEBERMAN PKK LİDERLERİYLE TOPLANTILARI DÜZENLEMEYİ PLANLIYOR"-

Haberde PKK ile işbirliğinin yapılacağına da dikkat çekilirken de "Lieberman, aynı zamanda Kürt isyancı grubu PKK liderleri ile Avrupa’da toplantıları düzenlemeyi de planlıyor. Amacı, onlarla ‘işbirliğini yapmak ve onları mümkün olan her alanda güçlendirmek’. Bu toplantılarda Kürtler, İsrail’den eğitim ve silah biçiminde askeri yardım isteyebilir, böyle bir adım gerçekleşirse büyük bir Türkiye karşıtı pozisyon olur."

-"DİPLOMATİK KAMPANYA DA YÜRÜTÜLECEK"-

Yedioth Ahronoth, haberinde ayrıca Lieberman’ın "alet çantası"nda bir "diplomatik kampanya"nın da bulunduğunu, bu bağlamla dünya çapındaki İsrail temsilciliklerine "Azınlıklara karşı herhangi bir Türk girişimiyle mücadeleye katılma ve bilgilendirme talimatı verileceğini" yazdı.

Gazete "Lieberman tarafından formüle edilen sert yanıt, diğer bazı şeyler arasında dışişleri bakanının Erdoğan’a, İsrail karşıtı hareketlerinin ‘tek yönlü bir sokak’ olmadığını net bir biçimde gösterme arzusundan kaynaklandığı"nı da kaydetti.

Bu çerçevede gazete, haberini, Lieberman’ın, "Erdoğan’a, kendisine İsrail’e bulaşmanın pek karlı olmadığını kanıtlayacak bir bedel ödeteceğiz. Türkiye, bize saygı ve nezaket gösterirse iyi eder" sözleriyle noktaladı.

Kaynak: dunya.milliyet.com.tr ... »

08.09.2011 2131
Barkey: Erdoğan bölgenin hayalini yakaladı

ABD'de Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi ve Türkiye uzmanı Henri Barkey, Türkiye ile İsrail arasındaki son gelişmelerin, "Türkiye'nin amaç ve niyetini doğru anlayamadığı için olayları engelleyemeyen ABD diplomasisinin fiyaskosu" olduğunu belirtti.
Barkey, The National Interest dergisinde "Türk-İsrail Soğuk Savaşı" başlığıyla yazı kaleme aldı.

Yazıda, Türkiye'nin İsrail ile ilgili aldığı kararları, "soğuk savaş" açılması olarak nitelendiren Barkey, Ortadoğu'nun istikrarı ve Obama yönetimi için bu krizin sonuçlarının ciddi olduğunu kaydetti.

Barkey, "Arap Baharı" ve ABD'nin Irak'tan askerini çekecek olması gibi gelişmelerin, bölgede Türkiye'nin önemini ciddi şekilde artırdığını belirterek, Türkiye'nin İsrail kararını açıkladığı sırada füze savunma sisteminin Türkiye'de kurulacağının duyurulmasının da tesadüf olamayacağını ifade etti.

İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkilerin özellikle Mavi Marmara saldırısından sonra daha da gerildiğini hatırlatan Barkey, gelinen çıkmazın iki ülke arasında uzun süredir devam eden bozulma sürecinin zirvesini oluşturduğu yorumunda bulundu. Barkey, bu çıkmazın, daha önceden ilişkileri stratejik ve çığır açıcı olarak nitelendirilen iki ülkeyi hasım haline getirdiğini savundu.

-"ANKARA SÜRÜCÜ KOLTUĞUNDA OTURDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR"-

Türkiye ile İsrail arasında son yıllarda gelişen olaylara tek tek değinen Barkey, özellikle Mavi Marmara saldırısı konusunda İsrail'in, operasyonunda "tamamen çuvalladığı" ve "ikinci berbat hatayı da sorumluları yargılama sırasında yaptığı" ifadesini kullandı.

Barkey, sorunu çözmek için kapalı kapılar ardında diplomatik çabalar ile yüz yüze görüşmeler yapıldığını belirterek, geçen Aralık ayında iki ülkenin uzlaşmaya çok yakın olduğunu, bu kapsamda İsrail'in özür dilemeyi ve tazminatı kabul ettiğini, ama operasyonun "kendini savunma" olduğuna ilişkin açıklama yapma yönünde de anlaşma istediğini ileri sürdü. Barkey, Türk tarafının ise bunu kabul etmemesiyle görüşmelerden sonuç alınamadığını savundu.

Ankara'nın sadece İsrail konusunda değil, Ortadoğu'nun tüm geri kalanı açısından "sürücü koltuğunda oturduğunu" düşündüğünü belirten Barkey, bunu bölgenin liderliği için satrançtaki "gambit" hamlesine benzetti.

-"ERDOĞAN TEKRAR BÖLGENİN HAYALİNİ YAKALADI"-

Barkey, dolayısıyla "Türkiye'nin, özür ve tazminatın ötesine geçerek, İsrail'in kabul edemeyeceği ve etmeyeceği bir o konu olan Gazze ambargosunun kalkması şartına geri döndüğünü" ifade ederek, "Bu şart, diğer bölge hükümetlerinin açıkça daha az dile getirdiği bir şeydi. (Başbakan Recep Tayyip) Erdoğan bunu yaparak, tekrar bölgenin hayalini yakaladı. Bu onun için sadece bölgede değil, evinde de kazan-kazan durumu" yorumunda bulundu.

Washington'ın, Türkiye'nin amaç ve niyetini doğru okuyamayarak olayları engelleyemediğini belirten Barkey, "Hangi yönden bakılırsa bakılsın, bu, şimdi iki yakın müttefik arasında sürekli tampon görevi görmek zorunda kalacak ABD diplomasisinin fiyaskosudur" ifadesini kullandı.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  <<  61  [62]  63  64  65  66  67  68  69  70  >>  71-80  81-90  91-100  101-110  111-120  121-130  131-140  141-150  151-160  161-170  171-180  181-190  191-200  201-210  211-220  221-230  231-240  241-250  251-260  261-270  271-280  281-290  291-300  301-310  311-320  321-330  331-340  341-350  351-360  361-370  371-380  381-390  391-400  401-410  411-420  421-430  431-440  441-450  451-460  461-470  471-480  481-482  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 14195611 (Heute: 427)